-
Bizim ‘68
Dönemin bütün fırtınasını, neşesi, heyecanı ve acısıyla yaşamış olanların tanıklıklarıyla, devrimcinin ‘68’i… Neydi ‘68? Tarihin bir şakası mı, yoksa, tarihe yön veren çelişmelerin bir düğüm noktası mı? Bulutsuz gökyüzünde çakan bir şimşek mi, yoksa küller arasındaki kıvılcımın parlaması mı? Yalnızca bir “gençlik isyanı” mı, yoksa, emperyalizme karşı savaşan köylülerin, kapitalizmin yakasını tutup silkeleyen işçilerin de ayağa kalkışı mı? Türkiye’nin ‘68’i, “dünyadaki hareketlerin taklidi” miydi, yoksa kendi tarihsel dinamiklerinin bir ürünü mü? Toprak ve fabrika işgalleri, 15-16 Haziran… Demokratik üniversite mücadelesinin, anti-emperyalist direnişin başlıca özellikleri, olaylar, kişiler ilişkiler… Üniversiteden dağlara, Fikir Kulüpleri’nden gerillaya… Deniz, Yusuf, Hüseyin, Mahir, İbrahim, Sinan..
-
Mantık ve Diyalektik
Bu kitap, mantığın ilerleyişini, evrenin bağıntılı bir bütün olduğuna ilişkin tasarımların ve düşüncelerin çok eski zamanlardan gelen büyük sarmalı üzerinde özetliyor. İnsanın bütün tarihsel eylemi, eninde sonunda bir bağıntıyı koparmak ve bir yenisini yaratmak olarak yalınlaştırılabilir; ama kendi eylemiyle gittikçe daha bağıntılı ve bütünsel kıldığı bu dünya, ona, önceden ve dışarıdan bu haliyle verilmiş gibi görünür. Yabancılaşmanın en yüksek biçimi, metafizik, buradan doğar. Bu yüzden bu kitap ‘tepe üstü’ duran ‘soyut evrensel düşünce’deki ya da insan ve tarih dışı ‘maddi dünya’daki diyalektiği değil, tarih ve toplum içindeki insanın ilişkilerinde ‘ayakları üzerine dikilmiş’ bir diyalektiği anlamaya çalışıyor.
-
Geleceğe Adanmış Bir Ömür Halit Çelenk
Genç Kuşaklar onu ‘Denizlerin Avukatı’ olarak tanıdı. O kuşkusuz Türkiye tarihinin en önemli siyasal davalarından birini oluşturan THKO ve Denizler davasında büyük bir savunma savaşı verdi. Üç devrimcinin ölümüyle sonuçlanan davayı darağacına kadar takip etti, anılarını kitaplaştırarak bugüne kadar taşıdı. Ama onun bir sosyalist ve devrimci avukat olarak eylemi daha pek çok davayı, mücadeleleri kapsar. 1950’lerden bugüne kadar toplumsal ortamın inişli çıkışlı seyri içinde tutuklanan, işkence gören, hukuksal bir sorunla karşı karşıya gelen herkes onu yanı başında buldu. Onun 141. ve 142. maddelere karşı açtığı büyük savaş, kamuoyunda haklı bir saygınlık kazandırdı ona. Sosyalizmin örgütlü bir güç olarak ilerleyebilmesi için TİP içinde çalıştı, pek çok girişimin ön sırasında yer aldı. Halit Çelenk’in hayatı, Türkiye’de demokrasi mücadelesinin hukuk cephesinin inşa edilmesinin tarihi olarak özetlenebilir.
Bu büyük yaşamın küçük bir özetini, dostlarının tanıklıkları ve değerlendirmeleri aracılığı ile sunuyoruz. Bu kitap, umuyoruz ki, Halit Çelenk’in düşünceleriyle, eylemiyle, ahlakıyla, hatta giyim kuşamı, aile yaşamıyla büyük bir devrimci örnek olarak genç kuşaklar tarafından değerlendirilmesine bir katkı olacaktır.
-
Teoride ve Eylemde Diyalektik Materyalizm
Diyalektik materyalizmin, işçi sınıfı hareketinin son derece gelişmiş olduğu bir dönemde ortaya çıkmış olması rastlantı değildir. Marx ve Engels, Hegel’in büyük sisteminin, devrimci bir çekirdek içerdiğini ve temelinde ‘hareket’ ve ‘değişme’ kavramlarının bulunduğu bu felsefenin, işçi sınıfının büyük eylemini anlamak ve geliştirmek bakımından elverişli olduğunu gördüler. Onların elinde, diyalektik materyalizm, dünyayı devrimci tarzda değiştirmenin bilimsel ilkelerini özetleyen ve yeni yöntemler geliştirmenin yollarını öğreten bir bilim halinde yükseldi. Bir başka deyişle diyalektik, yalnızca sınıf mücadelesinin tarihsel deney birikiminin genelleştirilmiş bir özeti olmakla kalmaz, bu yöntemlerin geliştirilme yollarını da öğreten bir bilim olma özelliğini de taşır.