Ginko Dijital Abonelik

Cengiz Bektaş
  • Akdenizli Ozanlar
    (0)

    Akdenizli Ozanlar

    Uygarlıkların, mitolojinin, söylencelerin doğum yeri olmuş Batı Anadolu ve özellikle Bergama… Anadolu’daki ilk sağlık kuruluşu orada kuruldu. Doğal yöntemlerle sağaltım yöntemleri ilk orada uygulandı. Parşömen kağıdının doğum yeri Bergama’dır ve iki yüz bin ciltlik kitabıyla Asya’daki ilk kitaplık Bergama’da kuruldu… Homeros’un, Sappho’nun kenti, dört büyük tiyatrosu ve Zeus Sunağı ile ünlü Bergama. Bu özellikleriyle Bergama, Akdenizli ozanların da toplanma yeri oldu. Cengiz Bektaş’ın önerisi ile beş yıl boyunca Mayıs ayında Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerden ozanlar, ülkemiz ozanlarıyla Bergama’da bir araya geldiler. Kimi ülkelerinde savaşların yaşandığı, savaş bulutlarının üzerinden eksik olmadığı bir bölgenin ozanları barışı, kültür kirlenmesini, ‘savaş kahreder’ diyen, o büyük destanların yaratıcısı Homeros’u, lirik şiirin simgesi Sappho’yu, şiiri ve trajediyi…tartıştılar, zevkle okuyacağınız bildiriler sundular. Cengiz Bektaş, onlarca ozanın katılımı ve bildirileriyle zenginleşen toplantıların belgelerini elden geçirdi, biçim vererek felsefe, mitoloji, şiir ve tarihin iç içe geçtiği bu kitabı ortaya çıkardı.

  • Bak Bak Desinler
    (0)

    Bak Bak Desinler

    Cengiz Bektaş’ın bu yapıtı, yazarın Günlük Emek gazetesinde ‘Yaşama Kültürü’ başlığı altında yayınlanan yazılarını kapsıyor. Birbirine bağlanan ve bir bütünlük oluşturan yazıların topluca okunması, Cengiz Bektaş’ın çabasını daha iyi anlamamızı sağlıyor: Bektaş, mimarlar arası iletişimin konusu yapılagelen sorunların konunun uzmanı olmayanlarca anlaşılması ve bir yaşama kültürü bilincinin, tutumunun ve beğenisinin oluşmasının yolunu açıyor. İnsanlara yaşamı, çevrelerini ve doğayı sevdiriyor; dünyayı yaşanır kılmanın bir parçası olarak içinde bulundukları ortam ve mekanları nasıl yaşanır kılacaklarının ipuçlarını veriyor. Bu anlamıyla da Cengiz Bektaş’ın bu yapıtı hem bu alanda çalışma yürütmek isteyenler hem de yaşama kültürünü geliştirmek, yaşadığı mekan ve ortama değiştirici gözlerle bakmak isteyenler için temel bir başvuru kaynağı.

  • Barış Sofrası
    (0)

    Barış Sofrası

    Cengiz Bektaş, denemelerinde “barış”ı anlatıyor. Ancak yazarın anlattığı soyut bir kavram değil, özlemlere, tanıklıklara dayanan bir birlikte yaşama özlemi. Cengiz Bektaş, kendi çocukluğundan bugüne, ders kitaplarındaki savaş ve düşman kavramını irdeleyerek başlıyor kitabına. Savaşlar yüzünden göçenlerin yaşadıkları özlemlerle, göçlerle yoksullaşan yaşama kültüründen örneklerle noktalıyor. İyi bir ozan olan Cengiz Bektaş, barış kavramını, ayrı dinlerden, ayrı uluslardan toplulukların bir arada yaşadığı Kuzguncuk semtinden tanıklıklarla somutlaştırıyor. Sonra da Ege Denizi’nin iki yanındaki insan ve kültür benzerliğini vurguluyor. Bir barış denizi olabilir bu deniz. Oysa bir korku denizi. Şiirler de yer alıyor kitapta. Yazar, Ege’yi bir ayna gibi kullanarak bize yüzümüzün komşumuza benzediğini gösteriyor. İki kardeş kadar benzer, iki kardeş kadar ayrı bu insanlar barış içinde yaşamalı, silahlara ayrılan para, uygarlığa harcanmalı yargısına vardırıyor okuru.

  • Can Suyu
    (0)

    Can Suyu

    “Sular Gibi
    Karışıyor Sesleriniz
    Seslerinize Yüreğim
    Yonttuğum Taşta
    Diktiğim Gülde
    Can Suyunda Sesiniz“

  • Kentli Olmak ya da Olmamak
    (0)

    Kentli Olmak ya da Olmamak

    Cengiz Bektaş, daha önce yayınlarımız arasında çıkan Bak Bak Desinler‘den sonra yaşama kültürü üzerine denemelerini sürdürüyor. Bu kitapta da, insanın yaşadığı ortamı yaşanır kılması, engeller ve aşılma yolları üzerine söyleşiyor okurla, çok çeşitli konulardaki yazılarıyla. ‘İnsan, insan içinde insan olur. İnsan, nerede insanlarla yaşamın çeşitliliğinde birlikte olabilir? Kentte! İnsanları birbirleriyle buluşturan, söyleştiren kentte… Kent buluşma demektir. Kent paylaşma demektir. Peki kenti kim yapar? Nasıl kent olur bir yerleşme? İnsanlar yapar kenti. Ona bir şeyler, kendi çağından, insanlaşma yolunda bir şeyler katabilen insanlar yapar… Kendileri… Bu işi başkalarına bıraktı mı, kent onların olur çıkar. Yönetenlerin, kralların, sultanların, despotların örneğin.

  • Sevgi Alnımın Teri
    (0)

    Sevgi Alnımın Teri

     – Seçme Şiirler –

    Çok yönlü bir kişilik Cengiz Bektaş, Avrupalarda okumuş ama, Anadolu ekiniyle yoğrulmuş Hitit, Frig, Lidya, Karyalı ananın, Kibele’nin oğlu parmaklarında sanatın büyüsü, dokunduğu yere güzellik katıyor, dokunduğu yapı canlanıyor; dokunduğu taş, soluk almaya başlıyor. Bir ülkesinden değil, tüm dünya kırından hasatlar kaldırıyor.(…)

    Gerçekten, ”Anadolu kültürleri üzerinde çiçeklenen, gelecek güzel günlerin özlemini yansıtan, Akdeniz duyarlığıyla örülmüş şiirler”. Ozan bu şiirlerde: ”Bütün dağlarımın/Çiçekleri kokuyor ellerim/Yaşadıklarımın/Şimdisi” diyor. Okuyun, seveceksiniz siz de, teşekkür edeceksiniz o ellere, o koca yüreğe”

  • Su Gölgesi
    (0)

    Su Gölgesi

    “Sular Akardı
    Baktığımız Yerde
    İncir Dipleri
    Çınar Gölgelerinde

    Ninniler Söyler
    Işık Işık
    Akardı
    Yüreğimizden

    Su Gölgesi
    Su Gölgesi
    Sen Misin
    Yoksa”