-
Altın Buzağı
Altın Buzağı, bir mizah romanı; On İki Sandalye‘nin devamı niteliğinde. İlya İlf ile Yevgeni Petrov adlı iki gazetecinin imzasını taşıyan kitap, On İki Sandalye gibi, yeni yeni oturmakta olan Sovyet sisteminde hala varlığını sürdüren aksaklıkları hedefe koyuyor. Sovyet mizahının başyapıtları arasında sayılan bu romanların ilkinde yazarlar 12 sandalyenin peşi sıra bizlere tüm Rusya’yı gezdirmişlerdi. Ünlü düzenbaz Ostap Bender’in yine başrolde olduğu Altın Buzağı’da ise yararlılıklar göstermiş bir ismin kimi uyanıklarca istismarlarıyla karşı karşıyayız. Adı saygıyla anılan Teğmen Şmit’in oğulları sıkıntılarını onun adına başvurarak çözmekte, yardım, bağış toplamakta, ayrıcalık istemektedirler. Ama nasıl oluyorsa artık hayatta olmayan Teğmen Şmit’in oğulları yerden mantar biter gibi çoğalmaktadır. Peki çoğalmaya devam eden bu çocukların aynı mekanlarda, kurumlarda yolları kesişince ne olacaktır?
-
On İki Sandalye
On İki Sandalye, hemen her Sovyet yurttaşının okuyup filmini izlediği, pek çok dile çevrilmiş bir mizah klasiğidir. İlya İlf ve Yevgeni Petrof adlı iki gazeteci tarafından 1928 yılında yazılan bu popüler mizah romanında, yeni yeni oturmakta olan Sovyet sisteminde hala varlığını sürdüren bürokratizm, yetkiyi kötüye kullanma, adam kayırma, toplum değerlerine zarar verme gibi uygulama ve davranışlar sert bir eleştirinin hedefi yapılır. Romanın konusuna gelince. Her şey, ölüm döşeğindeki yaşlı kadının sırrını damadına açıklamasıyla başlar. Çarlık yönetimi sırasında soylular birliği başkanlığı yapan damat İppolit Matveyeviç’in kulak kesilmesine sebep olan sır şudur: Zengin dul, Sovyet idaresinin eline geçmesin diye, sahip olduğu 150 bin ruble değerindeki mücevheri, el konulup Huzurevi olarak kullanılan konaklarında gizlemiştir; yemek odası takımını oluşturan on iki sandalyeden birinin döşemesi altına.