Ginko Dijital Abonelik

Şükran Kurdakul
  • Bir Yürekten, Bir Yaşamdan
    (0)

    Bir Yürekten, Bir Yaşamdan

    “Kurdakul, topluma yoğun bir yurt ve insan sevgisiyle bakan, siyasal ve toplumsal mücadelede söz ve sorumluluk sahibi olan kavgacı ozanların izini sürüyor. O yüzden de ona baktığımızda bir yandan Namık Kemal’ı, Tevfik Fikret’i, bir yandan da Nâzım Hikmet’i görmemiz olası.” Kemal Özer

  • Nice Kaygılardan Sonra
    (0)

    Nice Kaygılardan Sonra

    – Toplu Şiirler 1. Kitap – 

    “Ezberlenir bu şiirler, doğrudur, adamın içi sıra güvenilir bir silâh arkadaşı gibi yaşar; uçurumun kenarlarında ayağınız kayacak olsa, omuz başınızdan; dar geçitlerin karanlığında bunalacak olsanız, kolunuzdan tutar; kaldırır sizi, doğrultur, yüreklendirir.” Attilâ İlhan

    “Kurdakul’un şiirleri yalnızca bir toplumcu gerçekçi şairin, şiirle anlatılmış yaşamöyküsü değil, bir kuşağın bütün yaşamı. Şükran Kurdakul kuşağının toplumsal savaşımının alçakgönüllü özeti. Onlar yaşamlar boyunca ‘direnmenin ustası, çilenin piri’ olmuşlardır.” Doğan Hızlan

    “Kurdakul, topluma yoğun bir yurt ve insan sevgisiyle bakan, siyasal ve toplumsal mücadelede söz ve sorumluluk sahibi olan kavgacı ozanların iziini sürüyor. O yüzden de ona baktığımızda bir yandan Namık Kemal’ı, Tevfik Fikret’i, bir yandan da Nâzım Hikmet’i görmemiz olası.” Kemal Özer

     

  • Ökselerin Yöresinde
    (0)

    Ökselerin Yöresinde

    – Toplu Şiirler 4. Kitap – 

    “Kurdakul’un şiirleri yalnızca bir toplumcu gerçekçi şairin, şiirle anlatılmış yaşamöyküsü değil, bir kuşağın bütün yaşamı. Şükran Kurdakul kuşağının toplumsal savaşımının alçakgönüllü özeti. Onlar yaşamları boyunca ‘direnmenin ustası, çilenin piri’ olmuşlardır.” Doğan Hızlan

     

  • Ölümsüzlerle
    (0)

    Ölümsüzlerle

    – Toplu Şiirler 5. Kitap – 

    “Ezberlenir bu şiirler, doğrudur, adamın içi sıra güvenilir bir silah arkadaşı gibi yaşar; uçurumun kenarlarında ayağınız kayacak olsa, omuz başınızdan; dar geçitlerin karanlığında bunalacak olsanız, kolunuzdan tutar; kaldırır sizi, doğrultur, yüreklendirir.” Attila İlhan

     

  • Cezaevinden Babıali'ye Babıali'den TİP'e
    (0)

    Cezaevinden Babıali’ye Babıali’den TİP’e

    Şükran Kurdakul, edebiyat dünyamızın ve demokrasi mücadelemizin yüz akı. Türkiye’nin geride kalan 60 yılı boyunca yazar, yayıncı, kültürel ve politik yapılanmalarda örgütçü olarak ön saflarda yer aldı hep. İstanbul ve İzmir’de gelişen edebiyat hareketlerinin sürükleyicileri arasında, 1946’daki Emekçi Köylü Partisi’nin örgütlenmesi içinde, Büyük Komünist Tevkifatında, toplumsal mücadelede onurlu rolünü üstlenen yazar örgütlerinde, 60’larda büyük bir emekçi dalgası yaratan TİP’te… onu görürüz. Bu sürece hapisliğin, işsizliğin, loş odalarda karın tokluğuna düzeltmenliğin eşlik ettiğini söylemeye gerek var mı acaba?

    Şükran Kurdakul, elinizdeki kitapta 1940’lardan 60’ların sonuna uzanan bu hareketli döneme ilişkin anılarına yer veriyor. Önyargıdan uzak değerlendirmeler, 60 yılın yaşanmışlığından süzülmüş dersler, çarpıcı gözlem ve anılar, edebiyat insanlarına ve politik savaşımcılara ait canlı portreler bulacaksınız kitapta. ‘Acılar dönemi’nden ‘ellerini kirletmeden’ geçen, ödünsüz, umutlu, iyimser büyük insanın portresi yeni ayrıntılar ve renkler kazanacak belleğinizde. Tat alarak, zevkle okuyacaksınız.

  • Tanığın Biri
    (0)

    Tanığın Biri

    – Toplu Öyküler –

    “Kurdakul’un bir başka olumlu yanı da şu: Kişilerine olduğu kadar konularına da genellikle sınıfsal bir görüşle yanaşması… Onları bir yandan acı sınıf gerçeğine, öbür yandan da bozuk toplum düzenine bağlayarak işlemesi… Daha da iyisi, bu işleyişi eleştirici, toplumcu bir anlayışa yaslandırması ve bunu, hikâyenin özgül yapısını zorlamadan rahat ve yumuşak bir biçimde gerçekleştirmesi…” Asım Bezirci

    “Kurdakul hem sanatçı, hem de siyasi olayları dikkatle gözlemleyen bir aydın olarak, gerçek bir tanıktır. Emekçiden yana, halktan yana olan, olayların, günümüzün, dolayısıyla da çağımızın bir tanığı.” Adnan Özyalçıner

    Beyaz Yakalılar, 1972’nin okunması gereken hikâye kitaplarından biri bence. Şükran Kurdakul’un hikâyede bütünlük araması, hikâye kitabını savruk hikâyeler demeti biçimde görmemesi enine boyuna konuşulacak.” Selim İleri