-
Dewlet
“Dewlet çi ye, çawa derketiye holê, helwesta partiya çîna karker a têdikoşe ku ji bo ji binî ve kapîtalîzmê ji holê rake, ango helwesta partiya komunîst li hemberî dewletê, divê çi be? Pirsgirêka dewletê, pirsgirêka herî zêde ku zanyar, nivîskar û fîlozofên burjûwaziyê dişewişînin, pirsgirêka herî dijwar û tevîhev e. Ji ber ku dewlet, pirsgirêka sereke û bingeha qada siyasetê ye. Komarek, di çi dirûvî de be bila be, heta bi komara herî demokratîk be jî, heke komareke burjûwaziyê be, heke xwedaniya axê, karsazî û palûkeyan diparêze û heke sermaye hemû civakê dike dîlên bimehmiz, hingê ev dewlet amûreke ku bi kêrî perçiqandina nirxên hinan tê ye. Me kapîtalîst ji vê amûrê bê par hiştin û me dewlet kire destê xwe. Û kengî li tu devera cîhanê, şert û mercên kedxwariyê neman, em ê vê amûrê bavêjine sergoyê. Hingê, êdî dê dewlet û kedxwarî nebe.”
-
Emperyalizm
– Kapitalizmin En Yüksek Aşaması –
“Tekeller, oligarşi, özgürlük tutkusu yerine egemenlik tutkusu, giderek artan sayıda küçük veya güçsüz ulusun, en zengin ve en güçlü birkaç ulus tarafından sömürülmesi; bütün bunlar, emperyalizmin, onu asalak ve çürümeye yüz tutmuş kapitalizm olarak tanımlamamıza neden olan özelliklerini yaratmıştır. Burjuvazisinin, sermaye ihracı gelirleriyle ve “kupon keserek” giderek artan ölçüde yaşadığı “rantiye devletin”, tefeci devletin kuruluşu, emperyalizmin gün geçtikçe ete kemiğe bürünen bir eğilimi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çürüme eğiliminin, kapitalizmin hızla büyümesini dıştaladığına inanmak bir hata olur; durum kesinlikle böyle değildir. Emperyalizm çağında belirli sanayi dalları, burjuvazinin belirli tabakaları ve belirli ülkeler, bu eğilimlerden kâh birini, kâh ötekini, şu ya da bu ölçüde gösterir. Genel olarak kapitalizm, geçmişe göre çok daha hızlı büyür. Fakat bu büyüme, yalnızca genelde giderek bir dengesizlik kazanmakla kalmamaktadır. Bu dengesizlik, sermaye gücü en yüksek ülkelerin (İngiltere) çürümesinde kendisini özellikle gösterir.”
-
Marksist Öğreti
Marksizmin temelleri, başlıca kavramları, sınıf mücadelesi bakımından önemi, yanlış anlaşılan kimi özellikleri hakkında Lenin’in kaleminden çıkmış bir dizi makaleden oluşan bu kitap, “yeni başlayanlar” için olduğu kadar, “derinlere inmek” isteyenler için de bir başvuru kaynağıdır.
Tarihsel materyalizm, diyalektik, sınıf mücadelesi teorisi, Marksist ekonomi öğretisi, sosyalizm, proletaryanın sınıf mücadelesi taktikleri hakkında son derece yoğun bir özet içeren “ansiklopedik tarzda” yazılmış makalelerin yanı sıra, Marx ve Engels’in biyografilerine yer veriliyor. Marksizmin üç temel kaynağı, aydın oportünizmi, işçi sınıfının din konusundaki tutumu gibi konularda da Marx ve Engels’in temel görüşleri açıklanıp değerlendiriliyor.
-
Ne Yapmalı
V. İ. Lenin’in Ne Yapmalı? adlı eseri, Marksist literatürün adı en çok bilinen eserlerinden biridir. Bu eserin bilinen ve akılda kalıcı olan yanlarından biri de “Ne Yapmalı?” ifadesinin yalın iki sözcükten oluşmasıdır aynı zamanda. Ama daha önemlisi, “Ne Yapmalı”nın, yeni bir sorun karşısında yeni bir başlangıç yapmak için ne yapılacağının tartışmaya açılması, yeni bir soruya yanıt verileceği düşüncesini uyandırması vardır. Gerçekten de Ne Yapmalı?, 20. yüzyılın hemen başında, işçi sınıfının ve partisinin, kapitalizme karşı mücadelesinde önüne çıkan ağır sorunlar karşısında nasıl bir tutum alacağı, nasıl bir örgütsel yapıya kavuşursa devrimci bir Marksist parti olabileceği sorusuna yanıt vermeyi amaçlayan bir yapıttır. Bu yüzden Ne Yapmalı? sözcük anlamıyla bir soru olsa da gerçekte bir soru değil “Ne yapmalı?” sorusuna verilen bir yanıttır.
-
Sosyalizm ve Savaş
“Emperyalizm, kapitalizmin, gelişimde ancak 20. yüzyılda ulaştığı en yüksek aşamadır. Feodalizmi yıkmak için kurmak zorunda olduğu ulusal devletler, şimdi kapitalizme çok dar geliyor. Kapitalizm yoğunlaşmayı öyle bir düzeye vardırdı ki; sanayinin tüm dalları, işveren birlikleri, tröstler ve kapitalist milyarderlerin oluşmaları tarafından ele geçirilmiş ve yeryüzünün neredeyse tamamı bu ’sermaye devleri’ arasında paylaşılmış bulunuyor.”