2 sonucun tümü gösteriliyor
-
Bak Bak Desinler
Cengiz Bektaş’ın bu yapıtı, yazarın Günlük Emek gazetesinde ‘Yaşama Kültürü’ başlığı altında yayınlanan yazılarını kapsıyor. Birbirine bağlanan ve bir bütünlük oluşturan yazıların topluca okunması, Cengiz Bektaş’ın çabasını daha iyi anlamamızı sağlıyor: Bektaş, mimarlar arası iletişimin konusu yapılagelen sorunların konunun uzmanı olmayanlarca anlaşılması ve bir yaşama kültürü bilincinin, tutumunun ve beğenisinin oluşmasının yolunu açıyor. İnsanlara yaşamı, çevrelerini ve doğayı sevdiriyor; dünyayı yaşanır kılmanın bir parçası olarak içinde bulundukları ortam ve mekanları nasıl yaşanır kılacaklarının ipuçlarını veriyor. Bu anlamıyla da Cengiz Bektaş’ın bu yapıtı hem bu alanda çalışma yürütmek isteyenler hem de yaşama kültürünü geliştirmek, yaşadığı mekan ve ortama değiştirici gözlerle bakmak isteyenler için temel bir başvuru kaynağı.
-
Kentli Olmak ya da Olmamak
Cengiz Bektaş, daha önce yayınlarımız arasında çıkan Bak Bak Desinler‘den sonra yaşama kültürü üzerine denemelerini sürdürüyor. Bu kitapta da, insanın yaşadığı ortamı yaşanır kılması, engeller ve aşılma yolları üzerine söyleşiyor okurla, çok çeşitli konulardaki yazılarıyla. ‘İnsan, insan içinde insan olur. İnsan, nerede insanlarla yaşamın çeşitliliğinde birlikte olabilir? Kentte! İnsanları birbirleriyle buluşturan, söyleştiren kentte… Kent buluşma demektir. Kent paylaşma demektir. Peki kenti kim yapar? Nasıl kent olur bir yerleşme? İnsanlar yapar kenti. Ona bir şeyler, kendi çağından, insanlaşma yolunda bir şeyler katabilen insanlar yapar… Kendileri… Bu işi başkalarına bıraktı mı, kent onların olur çıkar. Yönetenlerin, kralların, sultanların, despotların örneğin.