5 sonucun tümü gösteriliyor
-
Bir Direniş Öyküsü – TEKEL
Başkentin merkezinde 78 gün boyunca süren büyük TEKEL Direnişi’nin üzerinden neredeyse iki yıl geçti. Yaşam koşullarının kötüleştirilmesine karşı başlayan bu mücadele, bütün işçi ve emekçilerin, toplumsal muhalefetin her bileşeninin benimseyip desteklediği, kendi mücadelesi olarak gördüğü bir eylem halini aldı. Yalnızca işçilerin değil, Kürtlerin, Alevilerin, aydınların, kadınların ve gençlerin de kendi taleplerini, kendi sorunlarını dile getirmek için onu sözcüleri ve temsilcileri olarak görmeleri, kuşkusuz neoliberal politikaların somut sonuçlarına karşı olan içeriği kadar, işçilerin taleplerini elde etmek için gösterdikleri inat ve kararlılıkla da ilgiliydi. Onlar, bütün halkın sorunlarını dile getirmekle kalmadılar, halkın derinde yatan mücadele ihtiyacının da cevabı oldular. İşçi sınıfımızın tarihindeki en önemli eylemlerden biri olan bu direniş, farklı yönleriyle pek çok araştırmanın konusu oldu. Fakat elinizdeki kitap, eylemin güncel değerlendirmelerinin çerçevesine fazlaca dâhil olmayan, kalıcı ve her dönem için geçerli kimi özellikleri anlamamıza yardım edecek nitelikte.
-
Fabrikada Emek Denetimi
Fabrikada Emek Denetimi kitabı, emek sürecinde yaşanan denetim uygulamalarının tarihsel gelişimi ışığında, fabrika sistemi içinde uygulanan emek denetim uygulamalarının genel olarak işçiler, özelde ise metal işkolunda çalışan işçiler üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını ele alıyor. İşçilerin işyerinde maruz kaldıkları denetim uygulamalarını nasıl yorumladıkları, ne tür tepkiler verdikleri ve denetim uygulamalarının metal işçilerinin tutum ve davranışları üzerinde nasıl etkiler yarattığını inceleyen kitap, emek süreci araştırmalarında önemli bir yer tutan emek denetimi uygulamalarını tarihsel ve güncel yönleriyle ele alıyor.
-
Bugünkü Sendikal Hareketin Temelleri
Bugün, sınıftan yana en küçük enerji harcama potansiyeli olanlar dahi aynı hatta tek yumruk olmak, sermayenin uluslar arası saldırısı karşısında birleşmek: ama sermayeye karşı en radikal mücadele edebilecekleri bir hatta birleşmek zorundadırlar. Çünkü bugün sınıfın karşı karşıya olduğu saldırı, işçi ve emekçilerin tarihlerinde gördükleri en kapsamlı saldırıdır. Bu saldırı karşısında onunla üç aşağı beş yukarı anlaşarak, ya da kenara çekilip fırtınanın dinmesini bekleyerek bir yere varılamayacağı daha şimdiden görülmektedir; bu, sermayenin hedefine adım adım yaklaşmasını seyretmek anlamına gelir.
-
Direnişi Nasıl Dokuduk?
Ünaldı dokuma işçileri 1996 yılı yazında gerçekleştirdikleri bu direnişle, ağır sömürü ve baskı koşullarına, sigortasız, sendikasız ve kuralsız çalışmaya isyan ettiler. 540 işyerinde 30 gün süren Gaziantep Ünaldı dokuma işçileri direnişine 20 bin işçi katıldı. Antep’in 13 ayrı mahallesine yayılmış, 600 işyerinin 540’ını kapsayan direniş, halı sektöründeki köleci sistemi altüst etti.
Direnişi Nasıl Dokuduk ileri yaştaki Şerif Usta’nın gelişmeler karşısındaki mutluluğunu ve örgüt sıcaklığından duyduğu hazzı; “sanayide bana Maça Vakkas derler” diyen enerji ve öfke dolu İşçi Vakkas’ın çabasını; Mikail halfenin ‘Talebe Ali’nin teşvikiyle bir işçi toplantısında ilk defa konuşmasını ve heyecanını bulacaksınız.
-
Sınıf Mücadelesinde Sendikalar
İki yüz yılı aşkın bir süredir gündemde olan sendikaların sınıf mücadelesi içindeki yeri konusu, bu cephede yaşanan tüm olumsuzluklara karşın 21. yüzyılda da önemini koruyor. Bu gerçeğin bilincinde olarak, sendikaların sınıf mücadelesi içindeki yeri, önemi ve rolünün tarihsel-sınıfsal bir bakış açısıyla yeniden ele alındığı bu kitabın, konu ile ilgilenen herkes için önemli bir referans olacağını umuyoruz.