Ginko Dijital Abonelik

Tüm Yayınlar

300’ün üzerinde kitaba EPUB, onlarca dergiye PDF formatında ulaşabilir ve cihazınıza yükleyebilirsiniz.

  • Adressiz Mektuplar
    (0)

    Adressiz Mektuplar

    “Çernişevskiy’in bıraktığı büyük mirasın içinde estetik, edebiyat eleştirisi, sanat gibi alanlarda önemli yer tutan çalışmaları bulunuyor. O, bütün bu alanlarda, bugün bile tartışmalar yaratan bir yenilikçi olarak öne çıktı. Çernişevskiy’in Gogol için söylediği şu sözler, onun kendisi için kullanmakta: “Aynı ruh haline sahip olma isteği uyandıran bir sevgiyi hak etmiş yazarlardandır o, çünkü onların çalışmaları ahlaki ereklerin belirlenmiş bir yönüne hizmet ediyor…” V. L. Abuşenko

  • Görünüş ve Gerçek
    (0)

    Görünüş ve Gerçek

    Esir, belki sille tokat belki değil, ama saçları kazınarak tıkıldığı hücreden, anadan üryan soyularak getirilmiş. “Hey pislik… Al şu suyu ve sabunu, yıkan… Belki biraz temizlenirsin ha!..” Bu veya buna benzer, Amerikalı bir seslenişle çökertilmiş güverteye. Nasıl temizlensin? Sıska gövdesine sürdüğü sabun, döktüğü su, yerlerde sürüklenerek ıssızlaştırılmış onurunu temizleyebilir mi? Rahat semiz bir güruh, U.S. New Jersey gemisinin güvertesinde topların, uçaksavarların, makineli tüfeklerin gövdesine tünemiş ya da ayakta, onu aşağılayarak seyrederken nasıl temizlensin? Böyle temizlenmek, arındırılması asırlar sürecek korkunç bir yeni kirlenme olmaz da ne olur? Amerikan ordusu, 1940’lı yıllarda faşizme karşı “demokratik cephe” adına savaştığı Japonya’da –her ne adına savaşırsa savaşsın– vazgeçemediği emperyalist terörünü, bir başka emperyalist üstünde deniyor.

  • Öyküleriyle İstanbul Anıtları 2. Cilt
    (0)

    Öyküleriyle İstanbul Anıtları 2. Cilt

    – Saray’dan Liman’a –

    İstanbul bir açık hava müzesidir. Birbirinden farklı dönem ve kültürlerin anıtlarının her biri yaşadığı süreç içinde söylenceler kazanmıştır. Bu söylenceler yanında kimi binalar tarihsel dönemleriyle ilgili öyküler saklamaktadır. Asıl şehir olan suriçi bölgeden başlayan bu öyküler İstanbul ile birlikte gelişmiş, değişmiştir. Şehrin sürekli büyüyen yapısına paralel olarak artan nüfus, İstanbul halkını şehrin simgesi olmuş dini ve sivil pek çok binanın, anıtın kimliğinden habersiz duruma getirmektedir. Pek çok yapının işlevlerinin bugüne kadar geçirdiği değişiklikleri bilen aydın sayısı da sınırlıdır. Öyküleriyle İstanbul Anıtları projesi İstanbul’un kültürel yapısında önemli bir yeri olan bina ve anıtları bugünkü kuşaklara tanıtma ihtiyacından doğmuştur.

    Söz konusu yapı ve anıtların geçmişten bugüne gelen söylencelerini yazılı hale getirmek, İstanbulluların içinde yaşadıkları kültürel dokuyu özümsemelerini sağlamak ve gelecek kuşaklara yazılı bir belge halinde söylenceleri iletebilmek bu projenin öteki ayağıdır. Bir Bizans prensesinin Moğollara gelin gitme zorunluluğundan doğan bir kilisenin öyküsü, Süleymaniye’nin inşaasının uzamasının uluslar arası bir olay oluşunun anlatımı kuşkusuz İstanbul halkının da, şehre tatil için gelenlerin de şehre bakışını değiştirecek öykülere örnektir. Öyküleriyle İstanbul Anıtları, İstanbul anlatıcısı, usta öykücü Adnan Özyalçıner ile şair Sennur Sezer’in yazımını gerçekleştirdiği bir kitaptır. Onların ayrıntıcı ve şiirsel anlatımı, İstanbul’un anıtlarının öykü ve söylencelerini yenileyecek, şehrin değişik bir ışık altında görülmesini sağlayacaktır.

  • Öyküleriyle İstanbul Anıtları 1. Cilt
    (0)

    Öyküleriyle İstanbul Anıtları 1. Cilt

    – Sulardır Kuşatan İstanbul’u –

    İstanbul bir açık hava müzesidir. Birbirinden farklı dönem ve kültürlerin anıtlarının her biri yaşadığı süreç içinde söylenceler kazanmıştır. Bu söylenceler yanında kimi binalar tarihsel dönemleriyle ilgili öyküler saklamaktadır. Asıl şehir olan suriçi bölgeden başlayan bu öyküler İstanbul ile birlikte gelişmiş, değişmiştir. Şehrin sürekli büyüyen yapısına paralel olarak artan nüfus, İstanbul halkını şehrin simgesi olmuş dini ve sivil pek çok binanın, anıtın kimliğinden habersiz duruma getirmektedir. Pek çok yapının işlevlerinin bugüne kadar geçirdiği değişiklikleri bilen aydın sayısı da sınırlıdır. Öyküleriyle İstanbul Anıtları projesi İstanbul’un kültürel yapısında önemli bir yeri olan bina ve anıtları bugünkü kuşaklara tanıtma ihtiyacından doğmuştur.

    Söz konusu yapı ve anıtların geçmişten bugüne gelen söylencelerini yazılı hale getirmek, İstanbulluların içinde yaşadıkları kültürel dokuyu özümsemelerini sağlamak ve gelecek kuşaklara yazılı bir belge halinde söylenceleri iletebilmek bu projenin öteki ayağıdır. Bir Bizans prensesinin Moğollara gelin gitme zorunluluğundan doğan bir kilisenin öyküsü, Süleymaniye’nin inşaasının uzamasının uluslar arası bir olay oluşunun anlatımı kuşkusuz İstanbul halkının da, şehre tatil için gelenlerin de şehre bakışını değiştirecek öykülere örnektir. Öyküleriyle İstanbul Anıtları, İstanbul anlatıcısı, usta öykücü Adnan Özyalçıner ile şair Sennur Sezer’in yazımını gerçekleştirdiği bir kitaptır. Onların ayrıntıcı ve şiirsel anlatımı, İstanbul’un anıtlarının öykü ve söylencelerini yenileyecek, şehrin değişik bir ışık altında görülmesini sağlayacaktır.

  • Akdeniz Mitologyasından Efsaneler
    (0)

    Akdeniz Mitologyasından Efsaneler

    Tanrıları Aşk yarattı. Çünkü başlangıçta Kaos denen büyük bir boşluk vardı. Orada oluşan kocaman bir yumurta çatlayıp ikiye bölündü. Yumurtanın içinden çıkan Eros adlı Aşk, ayaklarıyla alt ve üst kabukları itti; Yeryüzü ve Gökyüzü dediğimiz ilk tanrılar dünyaya geldi. Eros, iki sevgilinin yüreklerine hep aşk okları gönderdiği için Yeryüzü’nü ve Gökyüzü’nü artık hep Aşk yönlendirmeye başladı. İki sevgili, evreni gönüllerince dönüştürmeleri için de insanları yarattılar. Ve onları olağanüstü akıl, yetenek ve aşkla donattılar… Sırf ürettiklerini kardeşçe bölüşüp Altınçağlarını yaşasınlar diye… İnsanoğlu da, tanrıların armağanı o aşk, ışık ve dirençle, adaletin egemen olduğu o güzelim Altınçağına doğru, çok uzun bir yolculuğa başladı. Bu yolculuğunda da ona, kitabımızda anlattığımız mitoslar denen efsaneler hep yoldaşlık edecekti…

  • Gogol’e Mektup
    (0)

    Gogol’e Mektup

    “Rus Edebiyatının en iyi, en çağdaş eleştirileri onun kaleminden çıktı.” Çernişevskiy

    “Belinsky Rus sosyal demokrat hareketinin öncüsüdür…. Onun edebiyat etkinliklerinin bilançosu niteliğindeki ‘Gogel’e Mektup’ sansürsüz demokratik basının en güzel yapıtlarından biridir ve o müthiş, canlı anlamını bugün de olduğu gibi korumaktadır.” Lenin

  • Sanatın Gerçeklikle Estetik İlişkileri
    (0)

    Sanatın Gerçeklikle Estetik İlişkileri

    Etkinlik gösterdiği bütün alanlarda devrimci ve yenilikçi olan Çernişevskiy bilimi devrimci mücadeleden ayırmadı. Hazırladığı tez (Sanatın Gerçeklikle İlişkileri, 1855), felsefe ve estetikte materyalizmi, sanatta gerçekçiliği yüreklice savunan bir tezdi. İnsanın politik ve sosyal baskıdan kurtuluşu için mücadeleye çağrı, sanatın toplumsal öneminin materyalist temelde tanımlanması, gerçekçi yöntemin tanıtlanması tezin içeriğini oluşturan öğelerdi. Çernişevskiy’nin tez savunması büyük bir toplumsal olay oldu. Tez üzerine yapılacak tartışma çok sayıda dinleyiciyi konferans salonuna çekmişti.

  • Sinemanın Yüzyılı
    (0)

    Sinemanın Yüzyılı

    Sinema gerçekten bir halk gösterisi midir? Bu soru, bütün sinema tarihine damgasını vurur. Seyirci bugün, büyük oranda Amerikan filmlerine yönelmektedir. Diğer yandan sinema tarihi ve kurumlarından da oldukça uzaktır. Genel çizgileriyle bile olsa, ne sinema tarihini, ne de sinema üzerine geliştirilen düşünceler tarihini bilmektedir. Yüzyıl boyunca sanatçıların ve kuramcıların sinema anlayışları hep, gerçeğin, optik-mekanik bir teknikle film üzerinde yeniden çoğaltıldığı, yeniden üretildiği olgusundan yola çıkar. Bu teknik ögenin, sinemanın çeşitli şekillerde kavranması sırasında nasıl kullanıldığını bu kitabın bütününde göreceğiz; kimi zaman yüceltilecek, kimi zaman ise önemi küçümsenecektir.