17 sonucun tümü gösteriliyor
-
1917 Sovyet Devrimi 1. Cilt
Lenin önderliğindeki Rusya emekçileri tarafından 25 Ekim (7 Kasım) 1917 tarihinde gerçekleştirilen Sovyet Devrimi, 20. yüzyılın ve belki de insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Çağın temel karakteri bu devrimin doğurduğu sosyalist düzen ile kapitalizm arasındaki savaş tarafından belirlenmiştir. Bu büyük devrim pek çok eserde işlenmiştir. İki cilt halinde sunulan bu eser ise Sovyet Devrimi üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmadır.
Gorkiy, Molotov, Voroşilov, Kirov, Jdanov ve Stalin’in editörlüğünde Sovyet tarihçileri tarafından hazırlanan kapsamlı eserde öncelikle savaş içindeki Rusya’nın ayrıntılı bir tablosu çizilmektedir. Ardından Çarlığın yıkılışı ile sonuçlanan Şubat Devrimi, Şubat ile Ekim arasında cereyan eden olaylar ve nihayet Ekim Devrimi zengin kaynaklara başvurularak anlatılmaktadır. Tüm toplumsal sınıflar ile partilerin tutumları ayrıntıları ile incelenmekte, Bolşevik Partisi ve Lenin’in izlediği başarılı strateji bütün yönleriyle analiz edilmektedir.
-
1917 Sovyet Devrimi 2. Cilt
Lenin önderliğindeki Rusya emekçileri tarafından 25 Ekim (7 Kasım) 1917 tarihinde gerçekleştirilen Sovyet Devrimi, 20. yüzyılın ve belki de insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Çağın temel karakteri bu devrimin doğurduğu sosyalist düzen ile kapitalizm arasındaki savaş tarafından belirlenmiştir. Bu büyük devrim pek çok eserde işlenmiştir. İki cilt halinde sunulan bu eser ise Sovyet Devrimi üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmadır.
Gorkiy, Molotov, Voroşilov, Kirov, Jdanov ve Stalin’in editörlüğünde Sovyet tarihçileri tarafından hazırlanan kapsamlı eserde öncelikle savaş içindeki Rusya’nın ayrıntılı bir tablosu çizilmektedir. Ardından Çarlığın yıkılışı ile sonuçlanan Şubat Devrimi, Şubat ile Ekim arasında cereyan eden olaylar ve nihayet Ekim Devrimi zengin kaynaklara başvurularak anlatılmaktadır. Tüm toplumsal sınıflar ile partilerin tutumları ayrıntıları ile incelenmekte, Bolşevik Partisi ve Lenin’in izlediği başarılı strateji bütün yönleriyle analiz edilmektedir.
-
Dersim Raporları
Faik Bulut bu kitabında yok sayma ve şiddet politikasıyla, sürgünlerle, tenkil operasyonlarıyla ve isyanlarla özdeşleşen Dersim’in dününe eğilmektedir. Yazarın yöntemi kanıtsız yorumlar getirmek değil, aksine çok kanıt, az ama özlü yorumdur. Faik Bulut, Dersim’in farklı dönemlerini ele alırken Osmanlı ve Rus belgelerine başvurmakta, yakın dönemler açısından ise Meclis zabıtlarının, Genelkurmay belgelerinin, devletin bölgedeki görevlilerinin hazırladığı raporların tanıklığına yer vermektedir. Kendinden önceki araştırmacıların eserlerine göndermeler yapan Bulut bu yazılı belgelerin yanı sıra araştırmacı gazeteciliğin olmazsa olmazlarından canlı tanıkların anlatımlarıyla eserini zenginleştirmektedir.
-
Dımdım Kalesi
Safevi işgal ordusu Kürtlerin kökünü kazıdığını düşünmektedir. Ama azımsanmayacak sayıda Kürt kuşatmadan kurtulmayı başarmış, yüksek dağların doruklarına, koyaklara çekilmiştir. Onlar ve ardılları, Dımdım direnişini kulaktan kulağa, kuşaktan kuşağa aktarırlar. Dengbejler ve şairler, direnişi destanlara, şiirlere dökerler. Bu destanlardan birçoğu hâlâ Kürtler arasında anlatılmaktadır. Sovyet Kürtlerinden Ereb Semo, tarihsel gerçekler ve bu destanlardan yola çıkarak Dımdım’ı romanlaştırmıştır. Odağında savaş olsa da romanda Kürtlerin gelenek ve görenekleri, toplumsal yaşamları ve dönemin iktisadi ve kültürel ortamı da betimlenmektedir. Kürt tarihinde önemli bir yer tutan Dımdım’ı günümüze aktarması kadar ilk Kürt romanlarından biri oluşu da romana özel bir önem kazandırmaktadır.
-
Antik Yunan Uygarlığı 1. Cilt
– İlyada’dan Parthenon’a –
“… felsefe, insan bilimleri ve sanatta ‘Yunan Mucizesi’ bütün dünyada hala zengin bir okul, tükenmez bir ilham kaynağı olma niteliği sürdürmüyor mu?
Bu düşüncede olduklarını sandığım büyük bir aydın kesiminin, Andre Bonnard’ın bu kitabını sıcak bir ilgiyle karşılayacaklarından hiç kuşku duymuyorum.
Bonnard bize Yunanlıları günlük yaşantıları çerçevesinde sevinç ve kederleri, bilim ve efsaneleri, özgürlük ve kölelikleri içinde sunuyor.Bonnard bu kadarla kalmıyor. Eski Yunan bilgeliğiyle beslenmiş bir etik anlayışıyla, tarihin dramatik bir diliminde bizlere bir de çağdaş hümanizm dersi veriyor: ‘Benim için hümanizm, masasında çalışan bir insanın bilimi değildir; hiç ayrılmayacağım bir hayat kuralıdır… Burada kişiliğimde Antigon dostu ve çevirmeni ile barış taraflısını ayırmak istiyorlar; oysa bunlar aynı insan!” O insan kitabında bize sadece Eski Yunan’ı anlatmıyor; biraz da bizleri anlatıyor..” Taner Timur
-
Kürt Halk Tarihinden 13 İlginç Yaprak
Celîlê Celîl’in bu çalışmasında Kürt halk tarihi ve kültürüne ilişkin 13 makale yer almaktadır. Kırk yılı aşkın süre Moskova, Leningrad, Tiflis ve Erivan’da Kürt halkının kültürü ve tarihi üzerine inceleme ve araştırmalar yapan Celîlê Celîl bu çalışmalarını birçok yapıtında ortaya koymuştur. Bu kitabında yer alan 13 makale, ilk kez gün ışığına çıkan belgelere dayandırılarak yazılmıştır ve Kürt halk kültürü ve tarihini aydınlatmada önemli bir rol oynayacaktır.
Celîlê Celîl’in çalışması bilimsel niteliğinin yanında rahat ve anlaşılır bil dille yazılmış. Böylece karanlıkta kalan belgeler aydınlığa çıkartılmış ve insanlarla buluşabilme imkanına ulaşmıştır.
-
Kürt İsyanları
– Tedip ve Tenkil –
Kürtlerin tarihi, acılı bir tarihtir. Hiç dinmeyen bir var olma mücadelesinin kan ve gözyaşıyla, aldatma, hile ve ihanetle iç içe ilerlediği yüzlerce yıllık bir tarih. Kürt isyanları, tarihin en acılı kesitlerinden birini oluşturan bu tarihin kapısını aralıyor ve okuru tanıklığa çağırıyor. Büyük mücadeleler, büyük oyunlar, büyük ihanetler önümüze seriliyor. Aynı darağacında sallanan babalar ve oğullar, insani, hayvanı ve barınaklarıyla topluca yok edilen köyler, kurşunlanmış bedenlerden dolayı kıpkızıl akan dereler, ele geçmemek için kendilerini uçurumlardan atan genç gelinler…
-
Antik Yunan Uygarlığı 2. Cilt
– Antigone’den Sokrates’e –
Tragedya kutsanmış ya da tertemiz arı sularla yazılmaz. Kan ve gözyaşı ile yazıldıklarını söylemek ise fazla beylik kaçar. Tragedya dünyası bir ölçüde düşsel bir dünyadır; Atinalı şairler, bu dünyayı, hem köylü hem denizci bu halkın iki yüzyıl boyunca yaşamış olduğu gerçeklik hakkında edindiği acı deneyimden hareketle yine halk için yaratırlar. Solon’un zamanında Atina halkı önce Eupatrides’lerin, ondan sonra da zenginlerin egemenliğini yaşadı; ikisi de halkın omuzlarında acımasız bir yazgının boyunduruğu kadar ağır bir yük oluşturmuştur: Toprakları ve hakları ellerinden alınan bu halkın, sürgün ya da köle olarak sitenin dışına atılmasına, alçaltan ve öldüren sefalete mahkum edilmesine ramak kalmıştır…
-
Antik Yunan Uygarlığı 3. Cilt
– Euripides’ten İskenderiye’ye –
Uygarlıklar gelişirken doğal varlıkların, örneğin bitkilerin yolunu izlerler. Çimlenirler, doğarlar, büyürler; klasik dönemlerinde serpilirler; sonra da solar, yaşlanır, batmaya yönelir, ölürler. Ama belki de hiçbir zaman büsbütün ölmezler. Gelecekteki insanlar için geçmişlerine ilişkin özlemler, uğuldayan anılar olarak kalırlar ve bazen kuşakların düşüncelerini, yeni yaratımlarını onlara göre düzenledikleri olur. Demek oluyor ki uygarlıklar güç durumlarında bile, şimdiye kadar boşa çıkmış, ama yokluğa teslim edilmemiş umutlardır, insanlığın belleğinde devinen, canlı umutlardır.
-
Bulgaristan Devrimci Gençlik Hareketi Tarihi
En vahşi koşullarda sömürülenler gençlerdi. En ilkin savaşa sürülenler de onlar oldu. Ama tüm çabalar gençliği, iyiyi, güzeli, doğruyu arama uğraşından döndüremedi. Gençlik büyük tarihi mücadelelerin hep en önünde yer aldı. 20.yüzyılın ilk yarısı boyunca yürütülen uzun, zaferler ve yenilgilerle dolu, kan bedeli bir mücadelenin ürünü olan Bulgaristan Devrimi’nin en dinamik kesimini de gençler oluşturuyordu. Uzun mücadele yılları boyunca gençliğin oynadığı rolü, gençlik içinde çalışmanın ve örgütlenmenin sorunlarını, gençlik örgütü-parti ilişkisinin deneylerini canlı bir şekilde ele alan bu kitabın, ülkemizin devrimci gençliği için de öğretici, yararlı olacağına inanıyoruz.
-
Sovyet Rusya’da İslam Tarihi İncelemeleri
Elinizdeki kitap İslamiyeti, çoğu çalışmadan farklı olarak eleştirel bir gözle, bilimsel bir bakışla inceliyor. Kitapta, Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği’nde İslam tarihi üzerine yapılmış incelemelerin dökümü çıkarılıyor, bu çalışmalar geniş bir şekilde özetleniyor. Öncelikle bilimsel sosyalizmin din karşısındaki tutumu Marx, Engels, Lenin ve Stalin gibi teorisyenlerin eserlerine başvurularak özetleniyor. Ardından İslamiyetin hangi sebeplerle Çarlık Rusyası’nın gündemine girdiği sorgulanıyor ve dönem boyunca yapılmış çalışmalar eleştirel bir gözle değerlendiriliyor. Devamında Sovyetler Birliği’nin dine karşı tutumu, Müslüman Asya halklarına karşı yaklaşımı, bu alandaki uygulamaları etraflıca ortaya konuyor. Özel bir ağırlık verilen İslam tarihi araştırmaları alanında yapılmış çalışmaların incelendiği bölüm, kitabın en dikkat çekici kısmını oluşturuyor.
-
Uluslararası İlişkiler Tarihi 5. Cilt
– Diplomasi Tarihi –
Bugüne kadar yazılan diplomasi tarihleri arasındaki en önemli çalışmalardan biri SSCB Bilimler Akademisi’nden yirmiyi aşkın profesörle, Paris Üniversitesi’ne bağlı Collège de France ve Institut du Droit International üyesi üç profesörün kolektif çalışmasıyla ortaya çıkan Uluslararası İlişkiler Tarihi‘dir. Bu büyük çalışmanın en önemli özelliği, ilk çağlardan modern çağlara diplomasinin tarihsel gelişimini materyalist bir gözle analiz ederek, uluslararası sistemdeki güçler dengesini, sınıf mücadelelerini devlet ve toplum düzeyindeki gelişmelerle birbirine bağlayışıdır.
İnsanlık tarihinin 3500 yıllık evresini anlatan 4 ciltlik bu önemli eserin, “piyasa”daki tarihi çarpıtan ve kendi çıkarları için uluslararası ilişkileri manipüle eden kaynaklara karşı, konuya ilgi duyan okur, araştırma yapmak isteyen bilim insanı ve genç akademisyen için baş yapıt ve bilimsel bir kaynak olacağına inanıyoruz.
-
Uluslararası İlişkiler Tarihi 4. Cilt
– Diplomasi Tarihi –
Bugüne kadar yazılan diplomasi tarihleri arasındaki en önemli çalışmalardan biri SSCB Bilimler Akademisi’nden yirmiyi aşkın profesörle, Paris Üniversitesi’ne bağlı Collège de France ve Institut du Droit International üyesi üç profesörün kolektif çalışmasıyla ortaya çıkan Uluslararası İlişkiler Tarihi‘dir. Bu büyük çalışmanın en önemli özelliği, ilk çağlardan modern çağlara diplomasinin tarihsel gelişimini materyalist bir gözle analiz ederek, uluslararası sistemdeki güçler dengesini, sınıf mücadelelerini devlet ve toplum düzeyindeki gelişmelerle birbirine bağlayışıdır.
İnsanlık tarihinin 3500 yıllık evresini anlatan 4 ciltlik bu önemli eserin, “piyasa”daki tarihi çarpıtan ve kendi çıkarları için uluslararası ilişkileri manipüle eden kaynaklara karşı, konuya ilgi duyan okur, araştırma yapmak isteyen bilim insanı ve genç akademisyen için baş yapıt ve bilimsel bir kaynak olacağına inanıyoruz.
-
Uluslararası İlişkiler Tarihi 3. Cilt
– Diplomasi Tarihi –
Bugüne kadar yazılan diplomasi tarihleri arasındaki en önemli çalışmalardan biri SSCB Bilimler Akademisi’nden yirmiyi aşkın profesörle, Paris Üniversitesi’ne bağlı Collège de France ve Institut du Droit International üyesi üç profesörün kolektif çalışmasıyla ortaya çıkan Uluslararası İlişkiler Tarihi‘dir. Bu büyük çalışmanın en önemli özelliği, ilk çağlardan modern çağlara diplomasinin tarihsel gelişimini materyalist bir gözle analiz ederek, uluslararası sistemdeki güçler dengesini, sınıf mücadelelerini devlet ve toplum düzeyindeki gelişmelerle birbirine bağlayışıdır.
İnsanlık tarihinin 3500 yıllık evresini anlatan 4 ciltlik bu önemli eserin, “piyasa”daki tarihi çarpıtan ve kendi çıkarları için uluslararası ilişkileri manipüle eden kaynaklara karşı, konuya ilgi duyan okur, araştırma yapmak isteyen bilim insanı ve genç akademisyen için baş yapıt ve bilimsel bir kaynak olacağına inanıyoruz.
-
Uluslararası İlişkiler Tarihi 2. Cilt
– Diplomasi Tarihi –
Bugüne kadar yazılan diplomasi tarihleri arasındaki en önemli çalışmalardan biri SSCB Bilimler Akademisi’nden yirmiyi aşkın profesörle, Paris Üniversitesi’ne bağlı Collège de France ve Institut du Droit International üyesi üç profesörün kolektif çalışmasıyla ortaya çıkan Uluslararası İlişkiler Tarihi‘dir. Bu büyük çalışmanın en önemli özelliği, ilk çağlardan modern çağlara diplomasinin tarihsel gelişimini materyalist bir gözle analiz ederek, uluslararası sistemdeki güçler dengesini, sınıf mücadelelerini devlet ve toplum düzeyindeki gelişmelerle birbirine bağlayışıdır.
İnsanlık tarihinin 3500 yıllık evresini anlatan 4 ciltlik bu önemli eserin, “piyasa”daki tarihi çarpıtan ve kendi çıkarları için uluslararası ilişkileri manipüle eden kaynaklara karşı, konuya ilgi duyan okur, araştırma yapmak isteyen bilim insanı ve genç akademisyen için baş yapıt ve bilimsel bir kaynak olacağına inanıyoruz.
-
Uluslararası İlişkiler Tarihi 1. Cilt
– Diplomasi Tarihi –
Bugüne kadar yazılan diplomasi tarihleri arasındaki en önemli çalışmalardan biri SSCB Bilimler Akademisi’nden yirmiyi aşkın profesörle, Paris Üniversitesi’ne bağlı Collège de France ve Institut du Droit International üyesi üç profesörün kolektif çalışmasıyla ortaya çıkan Uluslararası İlişkiler Tarihi‘dir. Bu büyük çalışmanın en önemli özelliği, ilk çağlardan modern çağlara diplomasinin tarihsel gelişimini materyalist bir gözle analiz ederek, uluslararası sistemdeki güçler dengesini, sınıf mücadelelerini devlet ve toplum düzeyindeki gelişmelerle birbirine bağlayışıdır.
İnsanlık tarihinin 3500 yıllık evresini anlatan 4 ciltlik bu önemli eserin, “piyasa”daki tarihi çarpıtan ve kendi çıkarları için uluslararası ilişkileri manipüle eden kaynaklara karşı, konuya ilgi duyan okur, araştırma yapmak isteyen bilim insanı ve genç akademisyen için baş yapıt ve bilimsel bir kaynak olacağına inanıyoruz.
-
Ülkem, Toprağım ve Halkım
Pablo Miranda’nın Ülkem, Toprağım ve Halkım adıyla yayınlanan bu çalışması, “bize anlatılan tarih” diye başlıyor ve egemenlerin yapıp ettikleriyle başlayıp biten bir tarih anlayışını eleştiriyor. Ardından, okul sıralarında okutulan resmî tarih yerine Ekvador halklarının tarihini yazmaya koyuluyor; Ekvador’un doğal güzelliklerinin, verimli topraklarının içinde yoksul bırakılan, sömürülen halkların tarihini… Ve bu tarihi, bütün bir insanlık tarihinin bir parçası olarak kurguluyor. İnsanlığın daha güzel bir yaşam için verdiği mücadele, yarattığı değerler Ekvador halklarının mücadelesinin bir parçasına dönüşüyor. Resmî tarihte eksik bırakılan kısım işte budur.
Kitabı okurken, dünyanın öbür ucunda yaşayan Ekvadorlu kardeşlerimizle olan yakınlıklarımızı göreceksiniz. Çünkü bu tarih, insanlığın ortak mücadelesinin tarihidir. Bu bizim tarihimizdir.