Ginko Dijital Abonelik

Tüm Yayınlar

300’ün üzerinde kitaba EPUB, onlarca dergiye PDF formatında ulaşabilir ve cihazınıza yükleyebilirsiniz.

  • Engels'te Doğanın Diyalektiği
    (0)

    Engels’te Doğanın Diyalektiği

    “2020 Engels Yılı” vesilesiyle Kaan Kangal tarafından yayıma hazırlanan bu derleme kitap, Engels’in doğanın diyalekti­ği çalışmaları ile bunun çeşitli bilim alanlarındaki yansımalarına ve onun meşhur “Doğanın Diyalektiği” kitabına odaklanmaktadır.

  • Engels ve Diyalektik
    (0)

    Engels ve Diyalektik

    “2020 Engels Yılı” vesilesiyle Kaan Kangal tarafından kaleme alınan bu kitapta, Marksist felsefi düşüncenin 19. yüzyılda klasik Alman felsefesiyle ve kuramsal doğa bilimleriyle arasında kurduğu eleştirel ilişkinin nasıl bir tabiata sahip olduğu ve bu ilişkinin etki alanının kapsamının bugün nasıl genişletilebileceği incelenmektedir.

  • Demir Ökçe
    (0)

    Demir Ökçe

    “Demir Ökçe” ilk yayımlandığı 1906 yılından bu yana elden düşmeyen bir edebiyat başyapıtıdır. Ezilenlerin sömürenlere karşı verdiği mücadeleyi büyük bir başarıyla işleyen bu öncü eser yüzyıl boyunca ilerici kuşaklar için bir eğitim kitabı olmuş, ezilenleri konu alan yazarlara esin vermiştir. Eserin, büyük edebiyatçılarımızdan Sabahattin Ali’nin başlayıp dil ustası Emin Türk Eliçin’in tamamladığı Türkçedeki ilk çevirisini okurlarımıza sunuyoruz.

  • Haklarımız Var! İşçi Kadınlar Soruyor, Ekmek ve Gül Yanıtlıyor
    (0)

    Haklarımız Var! İşçi Kadınlar Soruyor, Ekmek ve Gül Yanıtlıyor

    Bu kitap; işçi kadınların sorunlarını gözler önüne sermeye ça­lışırken, bir yandan da işçi kadınların haklarını ve hak arama yöntemlerini aktarmaktadır. Ücretten fazla mesaiye, işçi sağlığından hamile işçilerin haklarına, yıllık izinden süt iznine, işten çıkar­madan haklı fesih hakkına, işsizlik ödeneğinden emekliliğe kadar çalışma yaşamında genelde işçilerin, özelde ise kadın işçile­rin haklarına ilişkin detaylı bilgileri sunan bu çalışma, yalnızca kadın işçiler için değil erkek işçiler için de bir başvuru kaynağı. ekmekvegul.net sitesinde yayınlanan “İşçi Kadınlar Soruyor, Ekmek ve Gül Yanıtlıyor” köşesine 2018 yılında gelen sorular ve verilen yanıtlardan derlenen kitap, “100 soru, 100 yanıtta” kadın işçilerin haklarını masaya yatırmaktadır.

  • Aristoteles’ten Modern Bilime Depremler
    (0)

    Aristoteles’ten Modern Bilime Depremler

    “Bilim bir olgu olduğu kadar bir süreç ve birikimdir de. İstanbul Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi, Harvard Üniversitesi ve son olarak da İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’da jeofiziğe ve tarihine ilişkin edindiği bilgi birikimlerinin ve deneyimlerinin sonuncusu olan bu kitabın yayınlanmasına değerli eşim Prof. Dr. Ferhat Özçep’in ömrü maalesef vefa etmemiştir. Vefatından önce büyük bir istek ve zevkle yazdığı bu eserin başta Yer Bilimleri Tarihi ve özellikle Bilim Tarihi’ne ilgi duyan bilim insanlarına yararlı olacağını düşünüyoruz.”

    Dr. Tazegül Özçep

  • Nörofelsefe ve Bilinç
    (0)

    Nörofelsefe ve Bilinç

    Bu metinde nörofelsefi bir yaklaşımla, “bilinç” ve “kimlik” arasında birbirini yapılandıran, dönüştüren bir etkileşim tanımlanmaya yönelinmiş, fakat öncesinde her iki kavram ayrı ayrı, etimolojik açıdan ele alınmaya ve nörobilim ve evrimsel biyoloji bulgularından yola çıkılarak çerçevelenmeye çalışılmıştır.

  • Evrim - İnsanın Kökenini Çözme Hikâyesi
    (0)

    Evrim – İnsanın Kökenini Çözme Hikâyesi

    Bu kitapta en vurgulayıcı örneklerle evrim süreci, evrimin temel ilkeleri ve içimizdeki izlerine değinilmiştir. Evrimin sorgusuzca reddedilmesi veya insanlığa zararlı olacak şekilde yorumlanması eğilimlerinin nedenlerine de yer verilen bu kısa içerikte, mümkün olan en kapsamlı bilginin okuyucuya akıcı bir dille aktarılması amaçlanmıştır.

  • Evrim, Bilim ve Tarih - Bu Yaşam Görüşünde İhtişam Var
    (0)

    Evrim, Bilim ve Tarih – Bu Yaşam Görüşünde İhtişam Var

    Evrim, Bilim ve Tarih itici gücünü yaşamın büyüleyici çeşitliliğinden alan entelektüel maceranın motoru evrimsel biyolojinin bulgularını küçük ama yoğun bölümler halinde sunma çabasının bir sonucu olarak ortaya çıktı. Bu bölümler yazarının evrimsel genetikçi olmasının ağırlığını taşısalar da –fosil bilim bulguları üzerinden okunan son derece bilgilendirici ve bir o kadar da heyecanlı yaşam tarihine, bir başka deyişle biyolojik evrimin tarihsel manzarasına, pek değinilmedi– evrimsel biyolojinin tarihsel serüvenini ve modern bilimsel içeriğini önemli ölçüde yansıtıyorlar. 

  • Darwin Ne Yaptı?
    (0)

    Darwin Ne Yaptı?

    Darwin adı, organik evrim teorisinde silinmez bir damgadır. Bu teori, yeryüzünde yaşayan ve eskiden yaşayıp tükenmiş türlerin nasıl ortaya çıktıklarını aydınlatma çabasının ürünüdür. Darwin’e varıncaya kadar yaşambilim, dağınık bilgiler toplamından başka bir şey değildi. Darwin teorisiyle bu dağınık bilgileri toparlamıştır. Yaşambilim, Darwin’le birlikte ve ondan sonra materyalist ve diyalektik bir temele oturmuş, gerçekten bir bilim olmuştur.

    Darwin’in yapıtlarından Türlerin Kökeniİnsanın TüreyişiSeksüel Seçme eserlerini Türkçeye kazandıran Öner Ünalan, elinizdeki popüler kitabı, özellikle Türkiye koşullarında yetişmiş kişileri göz önünde tutarak yazmıştır. Ünalan bu kitabında, “Yeryüzündeki canlılar nasıl var oldu ya da türler nasıl ortaya çıktı?” sorusundan başlayarak Darwin’i ve yöntemini tanıtmakta, çağdaşlarıyla ilişkilerini ele almakta, yaşambilimin Darwin’le birlikte ve ondan sonraki gelişmesinin neler gösterdiğini, kısaca Darwin’in bilim tarihindeki yerini anlatmaktadır.

  • Buram Buram Kuram
    (0)

    Buram Buram Kuram

    Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tonguç Rador’un bu kitabı evrensel fizik sabitleri, kütleçekim, genel görelilik, kuantum alan kuramı, nedensellik ve yapay zekâ gibi başlıklarda kısa ve özlü yazılardan oluşmaktadır.

  • Bilim ve Laiklik
    (0)

    Bilim ve Laiklik

    Paul Langevin, 20. yüzyılın en önemli bilim insanlarından birisi olmasına rağmen maalesef Türkiye’de çok dar ve genelde bilim tarihine ilgi gösterenlerle sınırlı bir kesimin ve onların da çok genel hatlarıyla tanıdığı bir fizikçidir. Bu kitap bu adaletsizliği kısmen de olsa gidermeyi hedefliyor. Kafa ve yüreğiyle insanlığın özgür geleceğine, aydınlanmış bireylerin oynayacağı belirleyici role inanan ve tüm bilimsel birikimiyle karanlığı temsil eden bütün ideolojilere karşı ömrü boyunca mücadele etmiş bu büyük bilim insanının daha yakından tanınması hiç kuşkusuz özgürlük mücadelesine de katkı sunacaktır.

  • Bilgi ve Evrim - Bilgi Çağında Gerçeği Aramak
    (0)

    Bilgi ve Evrim – Bilgi Çağında Gerçeği Aramak

    Günümüzün maddiyatçı dünyasında bilgi sözcüğü genelde toplumsal ve iktisadi başarıların altında yatan, iletilebilen, paylaşılabilen ve de ölçülebilen, hesaplanabilen nesnel bir varlığı çağrıştırır. Oysa bilgi insan zihninin öznel bir ürünüdür; insanın bilinciyle deneyimlediği bir olgunun altında yatan düzenliliği kavraması ya da o düzenliliği kendi zihninde yaratmasıyla ortaya çıkar.

    Bilginin temelinde buna göre örüntü ve düzenlilikler yatar. Bunlar evrenin başından beri var olmuş, maddi varlıkta vücut bularak form/biçim verici nitelikleriyle (Latince kökeni de form/biçim vermek anlamına gelen) informasyon niteliğini kazanmışlardır. Biyolojik evrim sürecinde informasyon canlılarda da vücut bulmuş, onlara biçim ve işlev kazandırmış, davranışlarına düzen vermiştir. Artırımlı bir geri besleme süreci ortaya informasyonu giderek daha büyük yetkinlikle işleyen canlıları, bunların etkinlikleri de ortaya daha da gelişmiş informasyon türlerini çıkarmıştır. İnsanlar ise informasyonu bilgiye dönüştürme, bilgiyi paylaşma ve amaçları doğrultusunda kullanma yetenekleriyle biyolojik uzamı aşan bilişsel ve kültürel evrim sürecini başlatmış, onu bilimsel, teknolojik ya da sanat temelli bilgi gibi, gelişmiş türlerine dönüştürme becerisini göstermişlerdir.

    Kitap bu süreci çözümlemeye yönelik bir girişim olacaktır.

  • Bir Krizin Anatomisi
    (0)

    Bir Krizin Anatomisi

    2008 yılının son aylarına doğru büyük bir kriz patlamış ve birçok ülke bu krizden payını almıştı. Bu ülkelerden biri de Amerika Birleşik Devletleri’ydi kuşkusuz. Finansal sistemleri toz duman olmuş, iflasla yüz yüze gelen pek çok banka ve finansal kuruluş kamudan aktarılacak kaynaklara bel bağlamıştı. Piyasalarda yaşanan kaos günden güne büyüyerek etki alanını genişletmekteydi. Kamuoyunda ise kamu kaynaklarıyla krizden çekip çıkarılmaya çalışılan finans kesimine ve bu kesimin sözcülüğünü yapan politikacılara dönük tepki gitgide büyümekteydi. Murat Birdal’ın üzerinde titizlikle çalıştığı ve çeşitli araştırmalarının sonucunda kaleme aldığı “Bir Krizin Anatomisi” 2008 krizini ve dünya ekonomisindeki dönüşümü irdeliyor.

  • Ateşi Geleceğe Taşıyanlar - Anılarla Marx-Engels
    (0)

    Ateşi Geleceğe Taşıyanlar – Anılarla Marx-Engels

    Marksizm Leninizm Enstitüsü tarafından hazırlanan bu derleme, proletaryanın büyük öncüleri ve öğretmenleri Karl Marx ile Friedrich Engels’in çağdaşlarının anılarını içermektedir. Bu anıların yazarları arasında, bilimsel komünizmin kurucularının dostları ile fikir ve düşünce arkadaşları, uluslararası işçi sınıfı hareketinin önde gelen simaları, Marx’ın yakınları; Marx ve Engels’le karşılaşıp kendileriyle fikir alışverişinde bulunanlar bulunmaktadır.

  • Anayasa Sorunu - Seçme Yazılar
    (0)

    Anayasa Sorunu – Seçme Yazılar

    Elinizdeki derleme sadece, 1982 Anayasasının kabulünün hemen ertesindeki tartışmalar, 2008 yılından itibaren Türk kamu hukukunun içine düştüğü bunalım veya yeniden ortaya atılan ve birçok siyasi odak tarafından hemen sahiplenilen “sivil” anayasa üzerinden değerlendirilmemelidir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin yıkımı ve 11 Eylül ile işaret fişeği atılan ama son beş yıl içinde içine gömülmüş olduğumuz birçok siyasi/hukuki olayda tekrar tekrar ortaya çıkan, II. Dünya Harbi’nin sonrasında Anayasaların büyük kısmının görünüşteki hukukileşmesi/depolitizasyonu çağından çıktığımız gerçeğini de masaya yatırmalıdır. Kısaca bu seçki edilgin bir okuma için değil, okuyucuyu büyük bir tartışmaya davet olarak hazırlanmıştır.

  • Amerikan İç Savaşı - Seçme Yazılar
    (0)

    Amerikan İç Savaşı – Seçme Yazılar

    Çalkantılarla dolu 19. yüzyılın en önemli olaylarından birisi hiç kuşkusuz Amerikan İç Savaşı’dır. 1861-1865 yılları arasında gerçekleşen bu savaş tarihçiler tarafından Birleşik Devletler tarihinin kırılma noktası olarak kabul edilmektedir. Birleşik Devletler nüfusunun %2’sinin hayatını kaybettiği “modern tarihin ilk büyük savaşı”nı çok yakından takip eden Karl Marx gazete yazılarıyla bu savaşa dair görüşlerini paylaşmıştır. Marx ayrıca Friedrich Engels ile mektup vasıtasıyla haberleşerek İç Savaş hakkında sürekli görüş alışverişinde bulunmuş, yöneticilerinden biri olduğu Uluslararası İşçi Birliği’nde konunun işçi sınıfının uluslararası hareketi açısından ne anlama geldiğini tartışmıştır. Söz konusu yazı ve mektupların seçkisinden oluşan bu çalışma Türkçede bu temalı ilk Marx kitabıdır.

  • Alman İdeolojisi
    (0)

    Alman İdeolojisi

    Alman İdeolojisi, Marx ve Engels’in kendi görüş açılarıyla “Alman felsefesinin ideolojik bütün tarzları” arasındaki uzlaşmaz farklılığı göstermek üzere giriştikleri zorlu bir çalışmanın sonucu olarak doğmuştur. Marksizmin kuruluşunun ilk yapıtaşları bu çalışma sırasında temele konmuş; materyalist tarih teorisinin ilk ve en geniş açıklaması da burada gerçekleştirilmiştir. Marx ve Engels’in eski felsefi görüşleriyle hesaplaşmalarının son noktası olan bu çalışmanın kaderi ne var ki tarihsel materyalizmin kurucusu iki ustanın diğer eserlerinden oldukça farklıdır: El yazmaları halinde 1932 yılına kadar gün ışığına çıkmayı beklemiş olan eser tam metin olarak bugüne dek çok az dilde yayımlanmıştır. Eserin bu tam metni Türkçeye kazandırılırken Marksizm-Leninizm Enstitüsü tarafından hazırlanan Al­manca ve İngilizce basımlarından yararlanılmıştır.

  • Anarşizm mi Sosyalizm mi?
    (0)

    Anarşizm mi Sosyalizm mi?

    “Bazıları Marksizmle anarşizmin aynı ilkelere sahip olduklarını ve aralarında yalnızca taktik görüş ayrılıkları bulunduğunu, bu nedenle de kendilerince bu iki akımı birbirinin karşısına koymanın tümüyle olanaksız olduğunu söylüyorlar. Ama bu büyük bir yanılgıdır…

    Sorun, Marksizm ve anarşizmin, her ikisinin de mücadele arenasında sosyalist bayrak altında görünmelerine karşın farklı ilkelerden temellenmeleridir. Anarşizmin temel taşı bireydir ve ona göre bireyin kurtuluşu, kitlenin, kolektifin kurtuluşunun başlıca koşuludur. Anarşistin düşüncesine göre, birey kurtulmadığı sürece, kitlenin kurtulması olanaksızdır ve bu nedenle de sloganı, ‘Her şey birey için’dir. Buna karşılık Marksizmin temel taşı kitledir ve ona göre kitlenin kurtuluşu, bireyin kurtuluşunun başlıca koşuludur. Yani, Marksizme göre, kitle kurtulmadığı sürece bireyin kurtuluşu olanaksızdır ve bu nedenle de sloganı, ‘Her şey kitle için’dir.“

  • Albatros
    (0)

    Albatros

    2012 Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen aklın ve vicdanın yazarı Ragıp Zarakolu, kaleme aldığı yazılarında barışın, özgürlüğün ve insan hakları mücadelesinin tavizsiz savunucusu oldu. Türkiye’de ezilen halklar kütüphanesi oluşturulmasında büyük katkısı olan yazarımızın, barışa çağrı niteliğinde olan yazılarını tutuklu yazarlarla dayanışma amacıyla Albatros adlı kitapta topladık.

  • Emperyalizm
    (0)

    Emperyalizm

    – Kapitalizmin En Yüksek Aşaması –

    “Tekeller, oligarşi, özgürlük tutkusu yerine egemenlik tutkusu, giderek artan sayıda küçük veya güçsüz ulusun, en zengin ve en güçlü birkaç ulus tarafından sömürülmesi; bütün bunlar, emperyalizmin, onu asalak ve çürümeye yüz tutmuş kapitalizm olarak tanımlamamıza neden olan özelliklerini yaratmıştır. Burjuvazisinin, sermaye ihracı gelirleriyle ve “kupon keserek” giderek artan ölçüde yaşadığı “rantiye devletin”, tefeci devletin kuruluşu, emperyalizmin gün geçtikçe ete kemiğe bürünen bir eğilimi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çürüme eğiliminin, kapitalizmin hızla büyümesini dıştaladığına inanmak bir hata olur; durum kesinlikle böyle değildir. Emperyalizm çağında belirli sanayi dalları, burjuvazinin belirli tabakaları ve belirli ülkeler, bu eğilimlerden kâh birini, kâh ötekini, şu ya da bu ölçüde gösterir. Genel olarak kapitalizm, geçmişe göre çok daha hızlı büyür. Fakat bu büyüme, yalnızca genelde giderek bir dengesizlik kazanmakla kalmamaktadır. Bu dengesizlik, sermaye gücü en yüksek ülkelerin (İngiltere) çürümesinde kendisini özellikle gösterir.”

  • Arap Dünyasında Ayaklanma
    (0)

    Arap Dünyasında Ayaklanma

    Arap Dünyasında Ayaklanma Arap halklarının ayaklanması ve uyanışını olabildiğince bütün yönleriyle kitaplaştırarak, sonuçlar çıkarmanın ürünüdür. Kitap, Mısır’daki Mübarek’in devrilmesinin ardından ve Libya’da Kaddafi’yi hedef alan ayaklanma sürerken kaleme alındı.

  • 1917 Sovyet Devrimi 1. Cilt
    (0)

    1917 Sovyet Devrimi 1. Cilt

    Lenin önderliğindeki Rusya emekçileri tarafından 25 Ekim (7 Kasım) 1917 tarihinde gerçekleştirilen Sovyet Devrimi, 20. yüzyılın ve belki de insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Çağın temel karakteri bu devrimin doğurduğu sosyalist düzen ile kapitalizm arasındaki savaş tarafından belirlenmiştir. Bu büyük devrim pek çok eserde işlenmiştir. İki cilt halinde sunulan bu eser ise Sovyet Devrimi üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmadır.

    Gorkiy, Molotov, Voroşilov, Kirov, Jdanov ve Stalin’in editörlüğünde Sovyet tarihçileri tarafından hazırlanan kapsamlı eserde öncelikle savaş içindeki Rusya’nın ayrıntılı bir tablosu çizilmektedir. Ardından Çarlığın yıkılışı ile sonuçlanan Şubat Devrimi, Şubat ile Ekim arasında cereyan eden olaylar ve nihayet Ekim Devrimi zengin kaynaklara başvurularak anlatılmaktadır. Tüm toplumsal sınıflar ile partilerin tutumları ayrıntıları ile incelenmekte, Bolşevik Partisi ve Lenin’in izlediği başarılı strateji bütün yönleriyle analiz edilmektedir.

  • Gençlik Üzerine
    (0)

    Gençlik Üzerine

    “Kendi başına çok ciddi, zor, büyük bir çalışmayı ortaya koymadan, eleştirel bakmakla yükümlü olduğu gerçekler içinde yolunu bulmadan, kendisine ulaştırılan sonuçlar temelinde komünizmle övünme düşüncesine kapılan her komünist, böyle bir komünist son derece acınacak bir kişi olurdu. Böylesine bir üstünkörülük kesinlikle zararlı olurdu. Az şey bildiğimi biliyorsam, o zaman daha çok şeyi bilmeye ulaşacağım; ama eğer ki bir insan komünist olduğunu ve temel şeyleri bilmesine gereksinimi olmadığını açıklarsa, o zaman ondan her şey olur, ama bir komünist olamaz.” Lenin

  • 1917 Sovyet Devrimi 2. Cilt
    (0)

    1917 Sovyet Devrimi 2. Cilt

    Lenin önderliğindeki Rusya emekçileri tarafından 25 Ekim (7 Kasım) 1917 tarihinde gerçekleştirilen Sovyet Devrimi, 20. yüzyılın ve belki de insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Çağın temel karakteri bu devrimin doğurduğu sosyalist düzen ile kapitalizm arasındaki savaş tarafından belirlenmiştir. Bu büyük devrim pek çok eserde işlenmiştir. İki cilt halinde sunulan bu eser ise Sovyet Devrimi üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmadır.

    Gorkiy, Molotov, Voroşilov, Kirov, Jdanov ve Stalin’in editörlüğünde Sovyet tarihçileri tarafından hazırlanan kapsamlı eserde öncelikle savaş içindeki Rusya’nın ayrıntılı bir tablosu çizilmektedir. Ardından Çarlığın yıkılışı ile sonuçlanan Şubat Devrimi, Şubat ile Ekim arasında cereyan eden olaylar ve nihayet Ekim Devrimi zengin kaynaklara başvurularak anlatılmaktadır. Tüm toplumsal sınıflar ile partilerin tutumları ayrıntıları ile incelenmekte, Bolşevik Partisi ve Lenin’in izlediği başarılı strateji bütün yönleriyle analiz edilmektedir.

  • Gençlik İçin Notlar
    (0)

    Gençlik İçin Notlar

    1900’lü yılların başından İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar uzanan yıllar boyunca Bulgaristan ve Avrupa büyük değişimlere, altüst oluşlara sahne oldu. Bütün bu süreç boyunca aktif mücadelenin içinde olan Dimitrov, mücadelenin sorunlarına çözümler üretti, özgün tezler geliştirdi. Sendikal çalışma, parti çalışması, birleşik cephe, antifaşist mücadele gibi konularda başarılı çözümlemeler yapan Dimitrov, Bulgaristan gençliğinin ve dünya antifaşist gençliğinin sorunlarıyla da yakından ilgilendi. Genç bir asım işçisi olduğu dönemden sosyalist inşa yıllarına kadar gençliğin sorunları ve örgütlenmesi üzerine bir dizi makale yazdı, saptamalarda bulundu. Dimitrov’un eserlerinden gençlik sorununa ilişkin makalelerin derlenmesiyle oluan bu kitap, Türkiye gençliği için de öğretici olacaktır.

  • Kapitalizm ve Sınıf Mücadelesi
    (0)

    Kapitalizm ve Sınıf Mücadelesi

    – Teorinin Güncelliği –

    Elinizdeki kitapta yer alan makaleler, işçi hareketi ve mücadelesine karşı inkarcı tarih anlayışına ve saldırgan burjuva teorilerine, olgulara dayalı ve yaşamın kendisinden hareketle bir yanıt vermek üzere kaleme alındı. İlk bölüm, doğrudan doğruya kapitalist dünya iktisadının kaydettiği değişim ve gelişmeleri ele alıyor ve ‘’küreselci’’ burjuva teorisinin dayanaksızlığını ve spekülatif varsayımlara dayalı çarpıtmalardan ibaret olduğunu göstermek için bir zemin oluşturma işlevi görüyor. Bu bölümde işaret edilen olguların verisel değerleri [nicel durumları] değişken olmakla birlikte, olguların kendileri nesnel gerçek halleriyle varlığını sürdürüyor.

    İkinci bölümde birbirini izleyen ve her biri diğerinde ‘eksik kalmış’ gibi görünen unsurları tamamlama işlevine de sahip olan makaleler, ilk bölümdeki olguları ve gelişmenin ‘diyalektiği’ni veri alarak, devrimci sınıf görüşünü ortaya koymayı esas alıyor.

  • Komünist Parti Manifestosu
    (0)

    Komünist Parti Manifestosu

    “Özel mülkiyeti ortadan kaldırmak istiyoruz diye dehşete düşüyorsunuz. Oysa sizin mevcut toplumunuzda nüfusun onda dokuzunun özel mülkiyeti ortadan kaldırılmış durumda; özel mülkiyetiniz ancak onda dokuzun buna sahip olmaması sayesinde ayakta duruyor. Demek ki bizi suçlamanızın nedeni, toplumun ezici çoğunluğunun mülksüz olmasını zorunlu koşul koyan bir mülkiyeti ortadan kaldırmak istememiz. Tek kelimeyle bizi, sizin mülkiyetinizi ortadan kaldırmak istemekle suçluyorsunuz. Doğrusu, istediğimiz de bu.” 

  • Aç Kapıyı Bezirgan Başı
    (0)

    Aç Kapıyı Bezirgan Başı

    Bu kitabı okuyunca, “Bilmediğimiz ne çok bilmece, ne çok tekerleme varmış meğer!” diyeceksiniz. Ayrıca, çeşitli başlıklar altında toplanmış atasözlerimizi, pek çok ozanımızın çeşitli şiirlerini ve ünlü düşünürlerden seçilmiş özlü sözleri de elinizin altında bulacaksınız. Mehmet Başaran, gezip gördüğü, görev yaptığı ve yaşadığı yerdeki sözlü halk kültüründen süzerek, özenle derlediği ve ayrıca yazılı ürünlerle de beslediği Aç Kapıyı Bezirganbaşı ile önemli bir boşluğu dolduruyor. Bu kitap, hem büyükler, hem de çocuklar için vazgeçilmez bir kaynak olacak; çünkü okuduktan sonra rafa kaldırıp orada unutmak da mümkün olmayacak; hatta elinizden düşüremeyeceksiniz.
  • Marksist Öğreti
    (0)

    Marksist Öğreti

    Marksizmin temelleri, başlıca kavramları, sınıf mücadelesi bakımından önemi, yanlış anlaşılan kimi özellikleri hakkında Lenin’in kaleminden çıkmış bir dizi makaleden oluşan bu kitap, “yeni başlayanlar” için olduğu kadar, “derinlere inmek” isteyenler için de bir başvuru kaynağıdır.

    Tarihsel materyalizm, diyalektik, sınıf mücadelesi teorisi, Marksist ekonomi öğretisi, sosyalizm, proletaryanın sınıf mücadelesi taktikleri hakkında son derece yoğun bir özet içeren “ansiklopedik tarzda” yazılmış makalelerin yanı sıra, Marx ve Engels’in biyografilerine yer veriliyor. Marksizmin üç temel kaynağı, aydın oportünizmi, işçi sınıfının din konusundaki tutumu gibi konularda da Marx ve Engels’in temel görüşleri açıklanıp değerlendiriliyor.

  • Antik Yunan Uygarlığı 1. Cilt
    (0)

    Antik Yunan Uygarlığı 1. Cilt

    – İlyada’dan Parthenon’a –

    “… felsefe, insan bilimleri ve sanatta ‘Yunan Mucizesi’ bütün dünyada hala zengin bir okul, tükenmez bir ilham kaynağı olma niteliği sürdürmüyor mu?
    Bu düşüncede olduklarını sandığım büyük bir aydın kesiminin, Andre Bonnard’ın bu kitabını sıcak bir ilgiyle karşılayacaklarından hiç kuşku duymuyorum.
    Bonnard bize Yunanlıları günlük yaşantıları çerçevesinde sevinç ve kederleri, bilim ve efsaneleri, özgürlük ve kölelikleri içinde sunuyor.

    Bonnard bu kadarla kalmıyor. Eski Yunan bilgeliğiyle beslenmiş bir etik anlayışıyla, tarihin dramatik bir diliminde bizlere bir de çağdaş hümanizm dersi veriyor: ‘Benim için hümanizm, masasında çalışan bir insanın bilimi değildir; hiç ayrılmayacağım bir hayat kuralıdır… Burada kişiliğimde Antigon dostu ve çevirmeni ile barış taraflısını ayırmak istiyorlar; oysa bunlar aynı insan!” O insan kitabında bize sadece Eski Yunan’ı anlatmıyor; biraz da bizleri anlatıyor..” Taner Timur

  • Avrupa'da İslamcı Örgütler
    (0)

    Avrupa’da İslamcı Örgütler

    – Türkiye Kökenli –

    “Yapıtı okuyunca göreceğiniz gibi uzunca çalışmanın ve yılların birikiminin bir ürünü. Konu din, hem de İslam dini olunca böyle bir alana boylu boyunca girebilmek, çok yönlü araştırma yapmak; farklı görüşlerin, uçların mekik dokuduğu bir sahada o kadar kolay değil. Deyim yerinde ise mayın döşenmiş arazide yürürken ne kadar yol alınırsa…

    Avrupa’da en az 50 yıllık bir geçmişi olması nedeniyle çok geniş alana yayılmış ve her yaşta yüz binlerce insanı etkileyen Türkiye kökenli İslamcı akımların önemli yanlarını bulup çıkarmak yıllarımı aldı. Konuya bir yanından el atıp üstünü açmaya başladığımda, bu kadarını da beklemediğim bir gelişme ile karşılaştım. İnsanlar olup bitenleri, maddi ve manevi alanda çektikleri sıkıntıları bir bir anlatıyorlar, yazılı ve sözlü bilgi, belge vermekten çekinmiyorlardı. Din adına neler neler yapılmamıştı ki. Yapıtta anlatımlarla, söyleşilerle adı geçenlere ve geçmeyenlere; bu belgenin gün ışığına çıkmasına katkıları nedeniyle mutlu ve güneşli günler diliyorum.” Metin Gür

  • Ben Bir Taşım
    (0)

    Ben Bir Taşım

    Müge Tuzcuoğlu: Kimliğimdeki doğum yılım 1983; 12 Eylül askerî darbesi ailem ve memleketimdeki derin izlerini, 80′ doğumlu bütün gençlerde olduğu gibi, bugün bile üzerimde barındırır. Ankara’da geçen bütün okul hayatımı, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ndeki Antropoloji eğitimi ile bitirdim. Hayatımı etkileyen dönemlerden biri, 2002-2007 arasında Evrensel gazetesinde gazeteci olarak çalışmamdır. Bir diğer dönüm noktası ise Ankara’yı, okulu ve gazeteciliği birden anlamsız bulup bıraktıran bir başka olaydı: Uğur Kaymaz’ın öldürülmesi. Onun haberini yapmak artık bana yetmiyordu ve böylelikle 2008’de Diyarbakır’a aldığım otobüs biletinin temeli hazırlanmıştı. 3 yıla yakın bir süredir Diyarbakır’dayım. Hopalı-Laz bir genç kadın olarak Diyarbakır’da çocuklarla çalışıyorum. Halen, yoksullukla ilgili çalışmalar yürüten Sarmaşık Derneği’nde yöneticilik yapıyorum. Bütün bunların yanı sıra; benim en öz geçmiş ve geleceğimi; insanlara dair anlattığı hikâyeleri ve insanseverliği ile babam ve bütün yaşamımı beraber geçirdiğim, yanımda büyüyen “çocuk” kardeşim şekillendirmektedir…”Ben bir taşım!” demişti bir baba. “Ben çocuklarımın elini toprağa değdirmiyordum, kıyamadığım için. Bir gün oldu, ikisini birden yitirdim. Ben buna katlanabiliyorsam; demek ki ben bir taşım!”… 

  • Adressiz Mektuplar
    (0)

    Adressiz Mektuplar

    “Çernişevskiy’in bıraktığı büyük mirasın içinde estetik, edebiyat eleştirisi, sanat gibi alanlarda önemli yer tutan çalışmaları bulunuyor. O, bütün bu alanlarda, bugün bile tartışmalar yaratan bir yenilikçi olarak öne çıktı. Çernişevskiy’in Gogol için söylediği şu sözler, onun kendisi için kullanmakta: “Aynı ruh haline sahip olma isteği uyandıran bir sevgiyi hak etmiş yazarlardandır o, çünkü onların çalışmaları ahlaki ereklerin belirlenmiş bir yönüne hizmet ediyor…” V. L. Abuşenko

  • Arin & Mem û Zîn
    (0)

    Arin & Mem û Zîn

    Cuma Boynukara, Ateşle Gelen adlı oyununda Mezopotamya halk kültürüne ait söylenceleri kalkış noktası olarak kullanmış. Mem ile Zin’de ise 17. yüzyılda Ahmede Xani tarafından ilk kez yazıya geçirilen bir aşk destanını, tiyatro eseri olarak yeniden kaleme almış.

    Boynukara, her iki eserinde de insanın, yaradılışın, yaşamın ve düzenin tıkanma noktaları ile yüz yüze getiriyor bizi. İki eser de aşkın, ihtirasın, iyiliğin, kötülüğün, kardeşliğin ve düşmanlığın amansız mücadelesini aktarıyor.

    Boynukara’nın daha önce Türkçesi yayınlanan eserleri, yayınevimiz tarafından yazarının ana diline, Kürtçeye çevrilerek yeniden yayınlandı. Arin & Mem û Zîn adı ile yayınlanan Boynukara’nın oyunları Rahmetullah Karakaya ve Fehim Işık tarafından çevrildi.

  • Aç Harmanı
    (0)

    Aç Harmanı

    Aç Harmanı… Yürek burkan bir deyim. Zorda kalanın, ekinleri yeni olgunlaşmaya başladığında dövdüğü erken harman… Geçmişte kaldığını sandığımız gerçekler, değişik biçimlerle günümüzde de sürüyor. Kent sokaklarında iş bekleyenler, sabahın erinde çöp bidonlarını karıştıranlar, halk ekmek kuyruklarında bekleşenler bir başka aç harmanı dövmüyorlar mı sıkıntıyla…

    “Başaran, öykülerinde toplumsal gerçekleri içinde köy insanının dünyasını, duyguları, düşünceleri, gelenekleriyle var olma kavgası verişini işliyor. Sosyo-ekonomik yapıdaki değişimlerin onun dünyasındaki yansımalarını çiziyor. Klasik öykülemelerin sınırları içinde ama ustaca.”

  • Akdeniz Mitologyasından Efsaneler
    (0)

    Akdeniz Mitologyasından Efsaneler

    Tanrıları Aşk yarattı. Çünkü başlangıçta Kaos denen büyük bir boşluk vardı. Orada oluşan kocaman bir yumurta çatlayıp ikiye bölündü. Yumurtanın içinden çıkan Eros adlı Aşk, ayaklarıyla alt ve üst kabukları itti; Yeryüzü ve Gökyüzü dediğimiz ilk tanrılar dünyaya geldi. Eros, iki sevgilinin yüreklerine hep aşk okları gönderdiği için Yeryüzü’nü ve Gökyüzü’nü artık hep Aşk yönlendirmeye başladı. İki sevgili, evreni gönüllerince dönüştürmeleri için de insanları yarattılar. Ve onları olağanüstü akıl, yetenek ve aşkla donattılar… Sırf ürettiklerini kardeşçe bölüşüp Altınçağlarını yaşasınlar diye… İnsanoğlu da, tanrıların armağanı o aşk, ışık ve dirençle, adaletin egemen olduğu o güzelim Altınçağına doğru, çok uzun bir yolculuğa başladı. Bu yolculuğunda da ona, kitabımızda anlattığımız mitoslar denen efsaneler hep yoldaşlık edecekti…

  • Açık Çekmece
    (0)

    Açık Çekmece

    “1943 doğumlu Selim Esen, çocukluk yıllarından başlayarak ister istemez tanık olduğu ilginç olaylara, henüz yirmili yaşlara geldiği zaman, 1960’lı yıllarda noktayı koyuyor. Gözlem yapma yönünden insan yaşamının en gözü açık döneminden kalan izleri değerlendiriyor. İşte bu nedenle yarım yüzyıl kadar öncesinde yaşananları, o günlerin gözüyle anlatan bir kitaptır elinizdeki.

    Art arda sıralanan siyasi olayları yansıtırken, örneğin 1950’li yılların sonlarındaki kısır tartışmaları ve bunun karşıtı olan 1960’lı yılların coşkusunu, içtenlikli bir anlatımla sergiliyor. Üstelik yazar, konudan konuya atlamaktan hiç çekinmiyor. Renkli bir olaylar yumağını, dallı güllü bir kumaş gibi önünüze seriyor; yeri gelince de kumaşı katlayıp kaldırıyor, bir bakıyorsunuz, kitabın son sayfasına gelivermişsiniz.” Ahmet Say

  • Marksizm ve Ulusal Sorun
    (0)

    Marksizm ve Ulusal Sorun

    “Ulusal hareketin gücü, ulusun geniş katmanlarını oluşturan proletarya ve köylülüğün bu harekete katılım düzeyi tarafından belirlenir. Proletaryanın, burjuva milliyetçiliği bayrağı altında toplanıp toplanmayacağı sınıf çelişkilerinin gelişmişlik düzeyine, proletaryanın sınıf bilincine ve örgütlülük düzeyine bağlıdır. Sınıf bilinci gibi denenmiş bir silaha sahip olan proletaryanın burjuvazinin bayrağı altında toplanma mecburiyeti yoktur.

    Ulusların kendi kaderini tayin hakkı için mücadelede, Sosyal Demokrasi’nin amacı, ulusal baskı politikasına son vermek, bu politikayı imkansız kılmak ve böylece uluslar arasındaki çekişmeyi ortadan kaldırmak, köreltmek ve en aza indirmektir.” J. V. Stalin

  • Antik Yunan Uygarlığı 2. Cilt
    (0)

    Antik Yunan Uygarlığı 2. Cilt

    – Antigone’den Sokrates’e – 

    Tragedya kutsanmış ya da tertemiz arı sularla yazılmaz. Kan ve gözyaşı ile yazıldıklarını söylemek ise fazla beylik kaçar. Tragedya dünyası bir ölçüde düşsel bir dünyadır; Atinalı şairler, bu dünyayı, hem köylü hem denizci bu halkın iki yüzyıl boyunca yaşamış olduğu gerçeklik hakkında edindiği acı deneyimden hareketle yine halk için yaratırlar. Solon’un zamanında Atina halkı önce Eupatrides’lerin, ondan sonra da zenginlerin egemenliğini yaşadı; ikisi de halkın omuzlarında acımasız bir yazgının boyunduruğu kadar ağır bir yük oluşturmuştur: Toprakları ve hakları ellerinden alınan bu halkın, sürgün ya da köle olarak sitenin dışına atılmasına, alçaltan ve öldüren sefalete mahkum edilmesine ramak kalmıştır…

  • Deprem 7.2 Irkçılık 77.2
    (0)

    Deprem 7.2 Irkçılık 77.2

    Irkçılık, insanca ve sevgili hiçbir alanda yer bulamayan duyguların, davranış kalıplarının, devlet politikası ve savaş aracı haline getirilmesidir. Dur durak bilmeden savaşlar/ yangınlar çıkaran bu olgu, insanlığın çöp tenekesidir.

    Deprem 7.2 Irkçılık 77.2 başlığını taşıyan bu çalışma, Van-Erçiş’te meydana gelen depremden sonra, Türkiye’de ağır bir hastanın kendini koyvermesi gibi bir kez daha açılıp saçılan nefreti, ötekileştirmeyi eksen alıyor. Deprem acısıyla boğuşan, yüzlerce ölüyü toprağa vermeye çalışan bir kente, bir halka hangi “İnsanlar” hangi “Duygularla” taş, sopa, bayrak, kirlenmiş regl bezi, Kuran-ı Kerim ve küfür yazılı kağıtlar gönderir? Bunu yapanlar, toplum içinde hakikaten azınlıkta mıdır?

    Bunu yapabilenler, hangi inanca, hangi ulusa, hangi politik duruşa mensuptur?

     
  • Alacakaranlık
    (0)

    Alacakaranlık

    “Yaşamı Rusya (ve dünya) tarihinin en köklü değişim dönemine denk düşen Bryusov, Rus sembolizminin öncülerinden olmakla birlikte, bu noktayı kısa sürede terk ederek toplumcu gerçekçi bir çizgiye geldi. Çağdaş olanla, köklü tarihin derinliklerine uzanan olguların imgesel sentezini ustalıkla verirken, şiirinin ter koktuğunu, dizelerinin donmuş bir lav kütlesi gibi avuçta “tartılabildiğini” duyumsarız. İnsanın dünyayı değiştirme ve doğaya boyun eğdirme mücadelesi onun şiirinin ana damarıdır. ‘Örste dövülmüş dizelerin’ şairi, poetik gücünü hep insandan ve emekten almıştır.“ Arif Berberoğlu

  • Gogol’e Mektup
    (0)

    Gogol’e Mektup

    “Rus Edebiyatının en iyi, en çağdaş eleştirileri onun kaleminden çıktı.” Çernişevskiy

    “Belinsky Rus sosyal demokrat hareketinin öncüsüdür…. Onun edebiyat etkinliklerinin bilançosu niteliğindeki ‘Gogel’e Mektup’ sansürsüz demokratik basının en güzel yapıtlarından biridir ve o müthiş, canlı anlamını bugün de olduğu gibi korumaktadır.” Lenin

  • Bahol
    (0)

    Bahol

    Çiya Mazî’nin yeni kitabı Bahol‘de 14 öykü var. Öykü kahramanları bavullarını alıp yola çıkmışlar. Bavullarında memleketlerinin durumu, coğrafya ve toprakları üzerindeki sorunları ve üzerinde yaşayan insanların psikolojileri de var. Yaşamları giz ve garipliklerle dolu olan bu kahramanlar; ülkelerinde ve topraklarında nelere takılmışlar, nelerle sıkılmışlar, nelerle sevinmişler, nelerle ağlamış, nelerle gülmüşler, nasıl işkence ve zorbalık görmüşler ve yolda nelerle karşılaşmışlar… Hepsi derin bir anlam, fakat yumuşak ve ironik bir dille anlatılıyor.

  • Adı Duman
    (0)

    Adı Duman

    Candan bir dost, güvenilir bir arkadaş bulmak, çocuk büyük her insanın yüreğinde taşıdığı bir düştür. Bu dostu nasıl ve nerede bulacaktır, nasıl tanıyacaktır, ilk ne diyecektir ona, nasıl kanıtlayacaktır arkadaşlığını… Belki de asıl düşü bu sorulara durmadan verilen yanıtlar oluşturur. Gençliğe atılan ilk adımlar dostluğa, arkadaşlığa en çok gerek duyulan dönemdir. İyi arkadaş bizi sözümüzü kesmeden dinleyecek, dertlerimizi avutmaya çalışacak, düşlerimizle alay etmeyecek, her koşulda güvenilecek olandır elbette. Kolay mı böyle bir arkadaş bulmak? Ne zor olduğunu yaşadıkça anladım. Meğer o dostun adı Duman’mış. Adı Duman’la yeniden düşlerimi yaşadım; dostluk, denizin sesi ve gökte ipil ipil bir yıldız… Bakın işte oracıkta bir mektup gibi, okumanızı bekliyor.

  • Beyaz Mendil
    (0)

    Beyaz Mendil

    Nevzat Güngör, Beyaz Mendil’de insanların ellerinden zorla alınan hak ve özgürlüklerini, ayrımcılığın yarattığı çelişkileri, yaşama hakkının vazgeçilmezliğini anlatıyor. Özellikle de bütün bu demokratik haklardan yoksun bırakılan Kürt coğrafyasındaki Kürt insanının hallerini öyküleştirmiş. Bu insanların yaşadıklarını yer yer gerçeküstü gibi görünen aslında gerçeğin ta kendisi, gerçeğin de gerçeği olan bir anlatımla aktarıyor. Kimi yerde alaysılı kimi yerde hüzünlü kimi yerde acı mı acı bir dille. Her öykü bütün bu yaşananların insanlık onurunu, gelecek umudunu yok edemediğini, Kürt insanının tarihsel direncini sürdürdüğünü vurguluyor.